Cok yeni yayınlanan bir çalışmada insanlarda ilk defa genetik yapı değiştirilerek, kan kolesterol düzeyinde düşüklük sağlandı. Yüksek kalp hastalığı riski taşıyan 15 hastada yapılan araştırmada CRISPR-Cas9 gen degişim tedavisi, CTX310 karaciğerdeki bir proteini değiştirerek bu sonucu sağladı.
Karaciğerde sentezlenen ANGPTL3 proteini, kolesterol ile alakalı bazı proteinlere etki ederek, onların kolesterol düşürücü etkisini ortadan kaldırıyor. Arastırmacılar ANGPTL3 proteini doğuştan olmayanlarda kolesterol seviyelerinin çok düşük olduğunu gördüler. Bu kişilerde kalp sorunu riskinin düstüğünü de gördükten sonra çalışmalara başladılar.
Antikor bazlı ilaçlarla yapılan, ANGPTL3 inhibisyonunun zararlı bir etki olmadan kolesterol düşmesini sağladı. Ancak uzun süreli etki için bu antikor ilaçların sürekli verilmesi gerekliliği, bu tedaviyi imkansız kılıyordu. Bir kere yapılan güvenli bir genetik tedavi ile bu sonucu hayat boyu sağlamak mümkün olabileceği düşünülerek, damardan yapılan tedavi ile bu proteini değiştirmek amaçlandı.
CTX310, vücutta hedeflenen gende değişimi sağlayabilen CRISPR-Cas9 komponenti içeren bir lipid nano-parçacıktan ibarettir. Bu nano-parçacık karaciğer hücrelerine CRISPR gen editörünü yapma talimatını veriyor. Bu editorun görevi de ANGPTL3’u etkisiz kılmak.
Araştırmada güvenlik, yan etki profili ve etkinlik hakkında fikir edinilmeye çalışılmış. Yüksek doz ilaca rağmen kan kolesterol düzeyi yüksek kalan hastalar araştırmaya alınmış.
Araştırmada verilen en yüksek doz, 0.8mg/kg ile LDL, kötü kolesterol ve trigliserid seviyelerinde 2 ayda, ortalama yarıya (%48.9 ve %53.4)) yakın düşme sağlandı.ÜÇ hastada kısa süreli ilacın damardan verilmesine bağlı reaksiyon olurken bir hastada kanda ölçülen karaciğer testlerinde de geçici yükselme oldu.
Dr. Genco Yücel ne diyor?
Günümüzde kolesterol düsürücü tedavilerin etkinliği kadar, hastalarda düzenli kullanım zorluğu da yeterli sonuçların alınmasını engelliyor. Kolesterol düsürücü tedavilerde ağızdan günde bir kere olarak alınan tablet tedavilerinde düzenli kullanıma uyulmama oranının yüksekliği bilinen bir durum. Tek seferde damardan verilen bir tedavi ile etkin ve kalıcı bir şekilde bu duruma da bir çözüm üretilebileceğini düşünebiliriz.
Gen değişim tedavilerinin çok yeni olması sebebi ile temkinli yaklaşılmalı , ancak bu çalışma sonuçları ümit vaad ediyor. Araştırma bir defa yapılan CRISPR tedavisi ile kolesterol seviyelerinde, dolayısıyla kalp hastalığı riskinde, güvenli ve sürekli düsüklük sağlanabildiğini gösterdi. Bu da hem bu ilacın hem de farklı kalp sorunları için benzer gen değişim tedavilerinin gündeme gelebileceğini gösteriyor.
Genetik bazlı tedavilerde Amerikan düzenleyici kurum FDA en az 15 senelik takip gerekliliğini talep ediyor. Dolayısıyla bu tedavilerin kullanıma girmesi için daha büyük gruplarda uzun süreli tedavilere ihtiyaç var. Bu eldeki çalışma güvenli olması dolayısıyla bu tarz bir araştırmaya imkan sunacaktır.
Gelecekte bircok benzer tedavi şeklini göreceğimiz kesin.