Afrika’da COVİD nedeniyle ciddi hastalık geçirenlerde ölüm oranları daha yüksek. Asya, Avrupa, Kuzey Ve Güney Amerika’dan gelen araştırma sonuçlarına göre, daha yüksek olan bu rakamların sebebi daha zayıf kaynaklar, yoğun bakım imkanları, ve daha fazla HIV/AIDS, karaciğer ve böbrek hastalığı olması ile ilgili görünüyor.
Özellikle batılı ülkelerde aşılama kampanyaları hız kazandı. İsrail, İngiltere ve ABD gibi ülkeler nüfuslarının yaklaşık yarısına en az bir doz aşı yaparak, önlemleri gevşetmeye normal hayata geçmeye başladılar.
Şeker hastalarında COVİD hastalığının ağır geçebildiğini biliyoruz. Bunun yanında nadir olarak özellikle genç insanlarda şeker hastalığının ortay çıktığı da bildirilmektedir.
Avrupa’da aşıların kullanımını onaylayan en üst kurum olan EMA (European Medicines Agency) alt komitesi Pfizer/BioNTech aşısı olan Comirnaty’nin Avrupa Birliği sınırlarında kullanılırken aşı merkezlerinde hangi soğuklukta ne kadar süre korunabileceği konusunda değişiklik önerileri getirdi.
SARS-CoV-2 virüsü Hint varyantı B.1.167 hastalık geçirenler veya aşı olanlarda oluşan bağışıklığa karşı daha etkili görünüyor. Yine de, aşılananların kanında oluşan cevap bu virüse karşı etkisi ile yeterli olacak gibi duruyor.
Hamilelerde COVİD aşısı güvenli görünüyor. 14 Aralık 2020- 28 Şubat 2021 arası aşılanan hamilelerin kayıtları üzerinden yapılan değerlendirmede 16-54 yaş arası hamileliğini sonuna kadar devam ettiren 827 hamile değerlendirilmiş.
Gerçek hayat verilerinden bir diğeri de Katar’dan geliyor. Pfizer/BioNTech aşısı bu ülkede de COVİD’e karşı, hatta iki korkulan mutant varyantın geliştirdiği hastalığa karşı da gayet etkili.
Ülke çapında aşılamayı başarıyla sürdüren ülkelerden İsrail’de hastane çalışanları arasında yapılan araştırmada aşı olan ve olmayan arasında büyük fark görüldü.
Pandeminin ilk günlerinde, rutin ağrı kesici ilaç kullananlarda hastalığın ağır geçtiği yönünde bir inanış hakim idi. BU yüzden karar verici kurumlar, ilaçların kullanımına karşı uyarılarda bulundular. Avrupa’da farklı kurumlar ağrı kesici olarak farklı ilaç kullanımını önerdiler.
COVİD geçirenlerde antikor düzeyi ve antikor dışı bağışıklık vücutta 8 aya kadar devam ediyor. COVİD sonrası gelişen bağışıklığı anlamak için yapılan bir araştırmada,kanda gelişen bir çok farklı bağışıklık değerleri incelenmiş. Sonuçta antikor düzeyini de içeren bazı parametreler değişir, azalırken başka değerler etkinliğini sürdürmüş.
Pfizer/BioNtech ülkemizde de uygulanan BNT162b2 aşısının gençlerde ve çocuklarda araştırma ilk sonuçları bir hayli iyi görünüyor. Aşının 12-15 yaş arası çocuklarda yapılan denemelerinde %100 başarı elde edildi. Antikor cevabı da erişkinlerden daha iyi görünüyor.
Brezilya’dan gelen son raporlar aşılamanın yapıldığı ileri yaş insanlarda ölüm oranlarının düştüğünü gösteriyor.
Şişmanlık, obezite SARS-CoV-2 virüsüne yakalananlarda, COVİD hastalığının ağır geçmesine sebep oluyor.
Uçaklarda orta koltuğun boş bırakılması ile virüsle karşı karşıya kalma riski %50’ye varan oranda azalıyor. Laboratuarda oluşturulan bir modelde, uçak dışı iç mekanlarda olduğu gibi virüs saçan kişiye uzaklık virüsle karşı karşıya kalma açısından önemli bir kriterdir. Bu yüzden bir sırada 3 kişinin oturduğu koltuklarda orta koltuğun boş bırakılması virüsle karşı karşıya kalma riskini azaltmaktadır.
Genetik bir kalp probleminde, yeni gen tedavisi teknolojisi ile tedavinin mümkün olabileceği gösterildi.
Boş zamanda yapılan egzersiz kalp riskini azaltırken, yoğun fiziksel aktivite gerektiren profesyonel iş aktiviteleri kalp riskini arttırıyor. Buna fiziksel aktivite paradoksu deniyor.
Soru Sor formunu doldurarak sorununuzu sorun, biz yanıtlayalım…
Muayene olmak istiyorsanız, Muayene Formunu doldurarak bize ulaşabilirsiniz.