<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0"><channel><title>Kalp Sağlığınız</title><description>KalpSağlığınız' ve güncel sağlık sorunları için, kaynaklara dayalı güvenilir bilgilerle sizi buluşturmak için buradayız. Kalbinize iyi bakmanız için...</description><atom:link href="http://kalpsagliginiz.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" /><link>http://kalpsagliginiz.com/</link><language>tr</language>
				<item>
					<title><![CDATA[Genleriniz Obezite ve Diyabet Riskinizi hatta GLP-1 RA İğnesi İhtiyacınız  Olup Olmayacağını önceden söyleyebilir]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/genleriniz-obezite-ve-diyabet-riskinizi-hatta-glp1-ra-ignesi-ihtiyaciniz-olup-olmayacagini-onceden-soyleyebilir-438</link>
					<category><![CDATA[Gelecek/ YAPAY ZEKA]]></category>
					<pubDate>Tue, 26 May 2026 12:45:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Obezite ve tip 2 diyabetin paylaştığı genetik zemini haritalayan kapsamlı bir çalışma, her iki hastalık için de geçerli tek bir metabolik polijenik risk skoru geliştirdi. Cell dergisinde yayınlanan çalışmaya göre 8,5 milyondan fazla bireyden derlenen verilerle oluşturulan birçok farklı geni içeren bu skor, günümüzde kullanılan bir çok faktöre göre çok daha başarılı  oluyor.  ]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:10.0pt">Obezite ve tip 2 diyabetin paylaştığı genetik zemini haritalayan kapsamlı bir &ccedil;alışma, her iki hastalık i&ccedil;in de ge&ccedil;erli tek bir metabolik polijenik risk skoru geliştirdi. <span style="color:black">Cell dergisinde yayınlanan <b><a href="https://www.cell.com/cell-metabolism/abstract/S1550-4131(26)00052-5">calısmaya gore</a></b> </span>&nbsp;8,5 milyondan fazla bireyden derlenen verilerle oluşturulan bir&ccedil;ok farklı geni i&ccedil;eren bu skor, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde kullanılan bir &ccedil;ok fakt&ouml;re g&ouml;re &ccedil;ok daha basarılı oluyor.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Araştırmacılar, obezite ve tip 2 diyabetle ilişkili 20 farklı metabolik &ouml;zelliğin &ccedil;ok k&ouml;kenli (multi-ancestry) genome &ccedil;apında ilişkilendirme &ccedil;alışmalarını bir araya getirerek MetPRS adını verdikleri biyolojik a&ccedil;ıdan zenginleştirilmiş bir metabolik polijenik risk skoru t&uuml;retti. Bu skor obeziteye &ouml;zelleştirilmiş (O-MetPRS) ve tip 2 diyabete &ouml;zelleştirilmiş (D-MetPRS) olmak &uuml;zere iki versiyona ayrıldı.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Model altı farklı soy gruplarında test edildi ve her birinde mevcut tek hastalık odaklı polijenik risk skorlarına g&ouml;re daha başarılı bulundu. Yani skor yalnızca Avrupalı değil Afrikalı, Asyalı ve diğer k&ouml;kenlerden bireyler i&ccedil;in de ge&ccedil;erli sonu&ccedil;lar verdi. Polijenik risk skorlarının &ccedil;oğunlukla Avrupa k&ouml;kenli geliştirildiği d&uuml;s&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde bu &ccedil;ok &ouml;nemli bir sonu&ccedil;.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">En dikkat &ccedil;ekici bulgulardan biri de, O-MetPRS ve D-MetPRS&#39;in en y&uuml;ksek ilk %10 risk dilimindeki bireylerde, orta risk grubuna kıyasla GLP-1 RA (yani Ozempic, Mounjaro gibi ila&ccedil;lar ) başlama ihtimalinin de yaklaşık 2 kat y&uuml;ksek olduğu g&ouml;r&uuml;ld&uuml;.</p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><b>Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</b></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Bu &ccedil;alışmayı okuyunca aklıma hemen s&uuml;rekli s&ouml;ylediğim bir sey geldi. Genetik risk skoru y&uuml;ksek ise, hastaya yaklaşım daha <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/gunumuzde-kolesterol-tedavisi--424">agresif olmaktadir</a>.&nbsp;</b>Risk hastalık demek değil ama yaklaşımı kullanılan testleri, tedavileri değiştirebilen bir veri. Bu arastırmaya g&ouml;re genetik risk skoru y&uuml;ksek olan bireylerin ilerleyen d&ouml;nemde GLP1-RA grubu ila&ccedil;lara ihtiya&ccedil; duyma olasılığı iki kat daha fazla. Elbette &ccedil;ok yeni bir bulgu ama, araştırma polijenik risk skoru y&uuml;ksek ise doktora hastasına ilacı vakit ge&ccedil;irmeden başla tavsiyesinde bulunuyor. Bu &ccedil;oğu genetik risk skoru araştırmasının aksine tedavi y&ouml;nlendirmesini de sonucuna eklemis g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor.</p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Tabii genetik olarak y&uuml;ksek riskli bireyler bu ila&ccedil;lara daha erken, daha agresif bi&ccedil;imde y&ouml;neltilebilir mi? Hen&uuml;z bunu destekleyen sadece bu konuya odaklanan net araştırma yok. Ama genetik yatkınlık ile tedavi yanıtını birbirine bağlayan bu yaklaşım, kişiselleştirilmiş tıbbın nereye gittiğini &ccedil;ok g&uuml;zel g&ouml;steriyor.</p>

<p>Bug&uuml;ne kadar risk var ama yapacak bir şey yoktan genetik risk ile tedavide hangi ila&ccedil; kullanım ilişkisine ge&ccedil;mek, polijenik risk skorlarını nasil kullanacağımızı da g&ouml;steriyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/genleriniz-obezite-ve-diyabet-riskinizi-hatta-glp1-ra-ignesi-ihtiyaciniz-olup-olmayacagini-onceden-soyleyebilir-438</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/fdb177f8989b41233fc101c3d109ea8f_-_polijenik_risk_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Damarlarınızdaki Plakta Plastik Parçacıkları Bulundu - Ve Kalp Krizi Riskini Artırıyor]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/damarlarinizdaki-plakta-plastik-parcaciklari-bulundu--ve-kalp-krizi-riskini-artiriyor-439</link>
					<category><![CDATA[KALP HASTALIKLARI]]></category>
					<pubDate>Tue, 26 May 2026 12:45:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Mikroplastikler — plastiklerin parçalanmasıyla oluşan 5 mm'den küçük parçacıklar — artık kalp damar hastalığıyla doğrudan ilişkilendirildi. JAMA'da yayımlanan bu çalışma boyun damarlarında daralmaya bağlı ameliyat geçiren hastalarda bu bağlantıyı ilk kez somut verilerle ortaya koydu.]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:10.0pt">Mikroplastikler &mdash; plastiklerin par&ccedil;alanmasıyla oluşan 5 mm&#39;den k&uuml;&ccedil;&uuml;k par&ccedil;acıklar &mdash; artık kalp damar hastalığıyla doğrudan ilişkilendirildi. <b><u><a href="https://jamanetwork.com/journals/jama/article-abstract/2839990">JAMA&#39;da yayınlanan bu &ccedil;alışma</a></u></b> (https://jamanetwork.com/journals/jama/article-abstract/2839990) boyun damarlarında daralmaya bağlı ameliyat ge&ccedil;iren hastalarda bu bağlantıyı ilk kez somut verilerle ortaya koydu.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">&Ccedil;alışmaya karotis endarterektomi, boyun damarındaki tıkanıklık yapan plağı ameliyatla &ccedil;ıkarma operasyonu ge&ccedil;iren 304 hasta dahil edildi. Cerrahi sırasında &ccedil;ıkarılan plak dokuları mikroplastik ve nanoplastik (MNP) varlığı a&ccedil;ısından incelendi. 34 aylık takipte hastalarda kalp krizi, inme ve &ouml;l&uuml;m oranları değerlendirildi.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Sonu&ccedil;lar &ccedil;arpıcıydı: &Ccedil;ıkarılan plağında mikroplastik ve nanoplastik par&ccedil;acıkları bulunan hastalarda, saptanmayanlara kıyasla kalp krizi, inme veya &ouml;l&uuml;m riski anlamlı oranda daha y&uuml;ksek bulundu. Plakta plastik varlığı, bilinen diğer risk fakt&ouml;rlerinden bağımsız olarak riski artırıyordu.</p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><b>Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</b></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Bu &ccedil;alışma bende derin bir iz bıraktı. Yıllardır aterosklerozu &mdash; yani damar sertliği ve tıkanıklığını &mdash; kolesterol, tansiyon, sigara, diyabet gibi bilinen fakt&ouml;rler &uuml;zerinden a&ccedil;ıklıyorduk. Şimdi karşımızda yeni bir oyuncu var: mikroplastikler.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Mikroplastikler v&uuml;cuda sindirim sistemi, solunum yolu veya deri yoluyla giriyor; plasenta, akciğer, karaciğer, idrar, kan ve anne s&uuml;t&uuml;nde saptanabiliyor. Beyin &ouml;rneklerinde yapılan ayrı araştırmalar, 2024&#39;teki beyin &ouml;rneklerinde 2016&#39;ya kıyasla y&uuml;zde 50 daha fazla mikroplastik bulunduğunu g&ouml;steriyor. D&uuml;nyada plastik &uuml;retimi 2020&#39;de 435 milyon tona ulaştı ve 2040&#39;a kadar y&uuml;zde 70 daha artması bekleniyor.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Plastiğin i&ccedil;inde yaklaşık 13.000 kimyasal madde bulunuyor; bunlardan 10 grubunun y&uuml;ksek toksik etkisi var ya da plastikten dışarı sızabiliyor. UV sabitleyiciler, PFAS bileşikleri, bisfenol t&uuml;revleri ve bazı metaller bu gruplar arasında sayılıyor.</p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Plak i&ccedil;inde plastik bulunması tek başına sonu&ccedil; değil; &ouml;nemli olan bu plastiğin var olduğu hastalarda kalp krizi ve inme riskinin daha y&uuml;ksek &ccedil;ıkması. Bu ilişkinin nedensellik mi, yoksa sadece birliktelik mi olduğunu kesinleştirmek i&ccedil;in daha fazla araştırma gerekiyor. Ama veriler dikkat &ccedil;ekici.</p>

<p>Pratik olarak ne yapabilirsiniz ? Plastik kullanımını azaltmak m&uuml;mk&uuml;n: plastik kaplarda yemek ısıtmaktan ka&ccedil;ının, plastik şişe yerine cam veya paslanmaz &ccedil;elik tercih edin, işlenmiş paketli gıdaları azaltın. Bu &ouml;nlemler kanıtlanmış kesin &ccedil;&ouml;z&uuml;mler değil, ama en azından şimdilik akla yatkın, zararsız adımlar.</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/damarlarinizdaki-plakta-plastik-parcaciklari-bulundu--ve-kalp-krizi-riskini-artiriyor-439</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/dba8015226a3ff04d9a2073941515aa1_-_mikroplastikler_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Pencerenin Önüne Geçin: Dogal Gün Işığı Kan Şekerinizi Düzenliyor.]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/pencerenin-onune-gecin-dogal-gun-isigi-kan-sekerinizi-duzenliyor-440</link>
					<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM / YAŞLANMA]]></category>
					<pubDate>Mon, 25 May 2026 14:35:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Zamanımızın yüzde 80-90'ını  kapalı mekanlarda, yapay aydınlatma altında geçiriyoruz. Bu alışkanlığın metabolizma üzerindeki etkisi sanılandan çok daha derin. Yeni bir çalışma  şeker hastalığı  olan bireylerde doğal gün ışığının kan şekeri kontrolünü  ve metabolizmayı  iyileştirdiğini gösterdi.]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:10.0pt">Zamanımızın y&uuml;zde 80-90&#39;ını kapalı mekanlarda, yapay aydınlatma altında ge&ccedil;iriyoruz. Bu alışkanlığın metabolizma &uuml;zerindeki etkisi sanılandan &ccedil;ok daha derin. Yeni bir <a href="https://www.cell.com/cell-metabolism/fulltext/S1550-4131(25)00490-5">&ccedil;<b>alışma</b></a><b><span style="color:black"> </span></b>şeker hastalığı olan bireylerde doğal g&uuml;n ışığının kan şekeri kontrol&uuml;n&uuml; ve metabolizmayı iyileştirdiğini g&ouml;sterdi.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Calışma şeker hastası 13 kişi &uuml;zerinde yapıldı. Her katılımcı iki ayrı d&ouml;neme girdi: ilkinde ofis saatlerinde (08:00-17:00) pencere &ouml;n&uuml;nde doğal g&uuml;n ışığına maruz kaldı. Diğer d&ouml;nеmde aynı ofisin yapay aydınlatmalı b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde &ccedil;alışarak g&uuml;n ısığından uzak kalması sağlandı. Her d&ouml;nem 4,5 g&uuml;n s&uuml;rd&uuml;; aralarında en az 4 haftalık arınma s&uuml;resi bırakıldı. Katılımcılar her iki koşulda da ayni tip besinleri, g&uuml;n&uuml;n aynı saatlerinde kullandılar.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">S&uuml;rekli glukoz monitorizasyonu ile elde edilen kan şekeri verileri, dogal g&uuml;n ısığı d&ouml;neminde katılımcıların normal kan şekeri aralığında daha uzun s&uuml;re ge&ccedil;irdiğini g&ouml;sterdi. &Uuml;stelik v&uuml;cut metabolizması yağı daha fazla yakmaya, karbonhidratları daha az kullanmaya y&ouml;neldi.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Akşam melatonin seviyeleri y&uuml;kseldi; kas dokusundaki biyolojik saat genleri daha ileri bir faz sergiledi. Kan ve kas &ouml;rneklerinde metabolitler, lipidler ve monosit transkriptleri de anlamlı bi&ccedil;imde farklılaştı.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Yapay aydınlatma ile doğal g&uuml;n ısığını doğrudan karrşılaştıran ilk kontroll&uuml; deneyin sonu&ccedil;larını sunan bu &ccedil;alışma sonrası araştırmacılar, kronik g&uuml;n ışığı yoksunluğunun metabolik hastalıklar i&ccedil;in bağımsız bir risk faktor&uuml; olabileceğini &ouml;ne s&uuml;r&uuml;yorlar.</p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><b>Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</b></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Biyolojik saatin &ouml;nemi &uuml;st&uuml;nde dururken hep uykunun &ouml;nemi, d&uuml;zenli uykunun gerekliliği ve kalbe etkisinden <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/duzenli-uyku-kalbe-faydali--284">bahsediyorum</a></b>&nbsp;Burada diğer &ouml;nemli fakt&ouml;r de uykunun bir &ccedil;eşit tersi olan g&uuml;nd&uuml;z ve g&uuml;n ışığı. V&uuml;cudumuz g&uuml;n ışığıyla senkronize olmak &uuml;zere gelişmiş. G&ouml;z retinasındaki &ouml;zel h&uuml;creler mavi ışığa duyarlı; doğal g&uuml;n ısığının spektrumu g&uuml;n boyunca değişiyor ve biyolojik saatimize s&uuml;rekli g&uuml;ncelleme g&ouml;nderiyor. Yapay aydınlatmada ise bu sinyal son derece yetersiz.</p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Şeker hastası olan hastalarımla konuşurken &ouml;zellikle ila&ccedil;, diyet, egzersiz &uuml;&ccedil;genine odaklanırım. Buna artık g&uuml;n ışığını da eklemem gerekiyor: Belki onların g&uuml;n i&ccedil;inde ne kadar doğal ışık aldıklarını, pencere kenarında mı yoksa yapay ışık altında mı oturduklarını da sorgulamam gerekecek. Bu araştırma &ouml;zelinde g&uuml;n i&ccedil;inde vakit bulduk&ccedil;a hava almaya &ccedil;ıkıp &ccedil;ıkmadıklarını , &ccedil;ıkmıyorlarsa &ccedil;ıkmalarını &ouml;ğ&uuml;tlemem gerekecek.</p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Aslında hepimizin i&ccedil; mekanlarda g&uuml;n ışığı g&ouml;rmeden yaşarken, &ccedil;alışırken ş&ouml;yle bir dışarı &ccedil;ıkıp hava almanın bize ne kadar iyi geldiğini hep tecr&uuml;be etmişizdir. G&uuml;n ışığına &ccedil;ıkmak, hava almak sadece moralimize iyi gelmiyor, metabolizmamiza kan sekerimize de iyi geliyor. Belki bundan sonra ş&ouml;yle diyeceğiz: ş&ouml;yle bir dışarı &ccedil;ıkıp kan şekerimi d&uuml;zeltip geleyim!</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/pencerenin-onune-gecin-dogal-gun-isigi-kan-sekerinizi-duzenliyor-440</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/20dc3ccfb75c8c0625c21f3c7066a160_-_gun_isigi_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Yediğimizden Fayda Görmek Bağırsak Mikroplarımıza   Bağlı]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/yedigimizden-fayda-gormek-bagirsak-mikroplarimiza-bagli-437</link>
					<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM / YAŞLANMA]]></category>
					<pubDate>Mon, 25 May 2026 13:50:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Yediklerimizin vücudumuzu nasıl etkilediğini sadece besin içeriği değil, bağırsak bakterilerimiz de belirliyor. Kapsamlı bir araştırmaya göre  bu ilişki sistematik olarak detaylandırıldı.]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Yediklerimizin v&uuml;cudumuzu nasıl etkilediğini sadece besin i&ccedil;eriği değil, bağırsak bakterilerimiz de belirliyor. Kapsamlı bir araştırmaya <b><a href="https://www.nature.com/articles/s41564-025-02197-z">g&ouml;re</a></b> </span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">bu ilişki sistematik olarak detaylandırıldı.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Araştırmacılar, d&uuml;nyanın farklı yerlerinden 3.068 kişinin bağırsak i&ccedil;eriği ile ilgili bilgileri besinlerin sağlık faydaları konusundaki kapsamlı veriler ile birleştirdi. 775 farklı yenebilir bitkiden elde edilen besinlerin bağırsak bakterileri tarafından nasıl d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; incelendi.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Değerlendirilen besinlerin metabolizması son derece y&uuml;ksek kişiler arası ve coğrafi &ccedil;eşitlilik g&ouml;steriyor. Aynı sebzeyi yiyen iki kişi, bağırsak bakterileri farklı olduğu i&ccedil;in o sebzeden &ccedil;ok farklı miktarda fayda sağlayabiliyor. Bazı bakteri t&uuml;rleri &mdash; &ouml;rneğin Eubacterium ramulus &mdash; belirli besinleri aktif bi&ccedil;imde d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Araştırmacılar bu bulguların kişiselleştirilmiş, bağırsak bakterileri tabanlı beslenme m&uuml;dahalelerine yol a&ccedil;acağını &ouml;ne s&uuml;r&uuml;yor.</span></span></span></p>

<p><b><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</span></span></span></b></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bu &ccedil;alışma bana &ccedil;oğu kiside g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m bir şeyi bilimsel olarak doğruluyor. Herkes aynı şekilde yese de, v&uuml;cutlar aynı şekilde yanıt vermiyor. Bunu farklı şekillerde izah ederken, genler, metabolizma, farklı hayat alışkanlıkları bazen ila&ccedil;ları sebep g&ouml;sterirken, simdi bunun olası nedenlerinden birinin de bağırsak mikroplari olduğunu g&ouml;r&uuml;yoruz..</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Kalp hastalığı a&ccedil;ısından bu neden &ouml;nemli ? &Ccedil;&uuml;nk&uuml; inflamasyon, lipid metabolizması, ins&uuml;lin direnci gibi sorunlarda bağırsak bakterilerinin rol&uuml; giderek artan sekilde <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/bagirsaktaki-mikrop-hafizamizi-etkiliyor-olabilir-430">g&ouml;r&uuml;yoruz</a></b>.</span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bazı besinlerin bağırsak tarafından d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş halleri de anti-inflamatuar ve kalp koruyucu etkiler g&ouml;sterebiliyor.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Hen&uuml;z kliniğe yansımış, rutin olarak uygulayabileceğimiz bir barsaktaki bakteriler tabanlı beslenme rehberimiz yok. Ama en azindan bağırsak bakteri grubunu bozmamaya &ccedil;alışabiliriz.&Ouml;rnegin antibiyotik kullanımının bu y&ouml;nde etkisini yakın zamanda <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/antibiyotikler-bagirsaklari-etkiliyor--425">g&ouml;rd&uuml;k</a></b>.&nbsp;</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Şimdilik s&ouml;yleyebileceğim tek şey fayda sağladığını bildiğimiz sekilde <a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/akdeniz-diyeti-ve-intermittan-aclik-en-saglikli-ideal-diyet-turu-olabilir-157">Akdeniz stili diyet</a> &nbsp;ağırlıklı ve <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/her-ogunde-hazir-yiyecek-yiyorsaniz-kalp-krizi-riskiniz-yuzde-66-daha-yuksek-olabilir-433">yoğun işlenmiş besinlerden<span style="font-weight:normal">/</span>UPF</a></b>&nbsp; fakir diyette ısrar etmek. Belki bağırsak sağlığı d&uuml;s&uuml;n&uuml;yorsak, bağırsak sağlığını yansıttığını d&uuml;s&uuml;nd&uuml;g&uuml;m tek şey olan d&uuml;zenli bağırsak hareketlerimizi sağlayan yiyecekleri değerlendirmek.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Sonu&ccedil;ta hic tahmin etmediğim şekilde ifade edersem bağırsak bakterilerinizi iyi kollayın. </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/yedigimizden-fayda-gormek-bagirsak-mikroplarimiza-bagli-437</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/1f7c446e96b556270998a7615487ffa9_-_Bagirsak_mikrobiyomu_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Sosyal Medya Influencer'larının Sağlık Tavsiyeleri Neden Tehlikeli?]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/sosyal-medya-influencerlarinin-saglik-tavsiyeleri-neden-tehlikeli-441</link>
					<category><![CDATA[Popüler Bilim / Araştırma/Haberler]]></category>
					<pubDate>Mon, 25 May 2026 13:45:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Sosyal medyada sağlık bilgisi artık doktordan değil, influencer'dan geliyor. Bu dönüşümün olası zararlarını ve çözüm yollarını ele alan BMJ'de yayımlanan bu analiz  tıp camiasına önemli bir uyarı niteliği taşıyor.]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:10.0pt">Sosyal medyada sağlık bilgisi artık doktordan değil, influencer&#39;dan geliyor. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n olası zararlarını ve &ccedil;&ouml;z&uuml;m yollarını ele alan <a href="https://www.bmj.com/content/391/bmj-2025-086061.full"><b>BMJ&#39;de yayımlanan bu analiz</b></a>&nbsp;tıp camiasına &ouml;nemli bir uyarı niteliği taşıyor.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Araştırmacılar, influencer&#39;ların sağlık bilgisindeki g&uuml;c&uuml;n&uuml; rakamlarla ortaya koyuyor: ABD&#39;deki gen&ccedil; yetişkinlerin y&uuml;zde 70&#39;inden fazlası influencer takip ediyor; y&uuml;zde 40&#39;tan fazlası bu kişilerin &ouml;nerileri doğrultusunda &uuml;r&uuml;n satın almış. Avusturya&#39;da ise 15-25 yaş grubunun y&uuml;zde 83&#39;&uuml; influencer&#39;ların sağlıkla ilgili i&ccedil;eriklerine maruz kaldığını belirtiyor; bu kişilerin y&uuml;zde 31&#39;i takviye &uuml;r&uuml;n&uuml;, y&uuml;zde 13&#39;&uuml; ila&ccedil;, y&uuml;zde 11&#39;i tıbbi testler satın almış.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Tavsiyenin kalitesi ise ciddi endişe yaratıyor. Kanıtı tartışmalı tıbbi testlerin tanıtımına ilişkin bir &ccedil;alışmada, influencer paylaşımlarının y&uuml;zde 87&#39;si yalnızca faydaları &ouml;ne &ccedil;ıkarırken zararlardan yalnızca y&uuml;zde 15&#39;inde s&ouml;z edildiği bulundu. Alman influencer&#39;larının diyet takviyesi &ouml;nerilerini inceleyen başka bir &ccedil;alışmada ise &ouml;nerilen dozların &uuml;&ccedil;te ikisinin ulusal g&uuml;venli sınırları aştığı, y&uuml;zde 7&#39;sinin ise Avrupa Gıda G&uuml;venliği Otoritesi&#39;nin belirlediği &uuml;st sınırların &uuml;zerinde olduğu saptandı.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Yazarlar, influencer tavsiyelerini d&ouml;rt temel &ouml;nyargı kaynağına bağlıyor: tıbbi uzmanlık eksikliği, end&uuml;stri baskısı, kişisel ticari &ccedil;ıkarlar ve bireysel &ouml;nyargılar. Bu &ouml;nyargıların etkisi, influencer ile takip&ccedil;i arasında kurulan sahte yakınlık duygusuyla katlanarak artıyor. Takip&ccedil;i, influencer&#39;ı g&uuml;vendiği bir tanıdığı gibi algılıyor, ve ona g&uuml;venip ne &ouml;nerirse yapıyor.</p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><b>Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</b></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Hastalarımdan ofisimde, sosyal medyada, sık sık duyduğum &ldquo;doktorum, o TikTok&#39;ta dedi ki...&rdquo;veya &ldquo;Instagram&#39;da bir kardiyolog izliyorum, o ş&ouml;yle s&ouml;yledi&rdquo; yorumları yeni değil. Veya kişilerden gelen whatsapp mesajlarını benimle paylaşıp ne diyorsun soruları da &ouml;zellikle COVID pandemisinden beri sıklıkla yaşadığım iletişimler. Bazen doğru, bazen yanlış, bazen tehlikeli. Aslında sorun influencer&#39;ların var olması değil, sorun kanıt kalitesiyle hesaplaşılmadan yayılan bilginin doğru kabul edilmesidir.</p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Bu analiz &ouml;nemli bir saptama yapıyor: influencer faydayı anlatıyor, zararı es ge&ccedil;iyor. Bu, tıbbın hi&ccedil;bir zaman kabul edemeyeceği bir yaklaşım. Bir ilacı, bir takviyeyi, bir diyeti &ouml;nermek; risk-fayda dengesini şeffaf bi&ccedil;imde sunmayı gerektiriyor. &#39;Bu bana iyi geldi&#39; anlatısı, binlerce takip&ccedil;i i&ccedil;in ge&ccedil;erli olmayabilir.</p>

<p>Ben de dijital ortamda sağlık bilgisi paylaşıyorum ve bu konuda ne kadar ince eleyip sık dokumak gerektiğini g&ouml;r&uuml;yorum. &Ccedil;oğu beni şahsen tanıyan, bilgi d&uuml;zeyimi, eğitim altyapımı bilen, onlara nasıl yaklaştığımı tecr&uuml;be eden insanlar, bana g&uuml;venip s&ouml;ylediklerimi ciddiye aldıkları i&ccedil;in her yazdığıma dikkat etmeye &ccedil;alışıyorum.</p>

<p>&Ouml;zellikle sizin sağlığınızı ilgilendiren bilgileri aldığınız kaynakları &ccedil;ok dikkatli se&ccedil;in. Bir kişinin &ccedil;ok takip&ccedil;isi var diye her dediğinin doğru olmayabileceğini akıldan &ccedil;ıkarmayın.</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/sosyal-medya-influencerlarinin-saglik-tavsiyeleri-neden-tehlikeli-441</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/06fa567b72d78b7e3ea746973fbbd1d5_-_pixelkult-media-998990_jpg.jpg" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Ozempic ve Mounjaro'yu İki Haftada Bir Almak Kiloyu Hala Korur mu? ]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/ozempic-ve-mounjaroyu-iki-haftada-bir-almak-kiloyu-hala-korur-mu--436</link>
					<category><![CDATA[KALP DIŞI HASTALIKLAR]]></category>
					<pubDate>Mon, 25 May 2026 13:10:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Ozempic, Wegovy, Mounjaro gibi GLP-1 grubu şişmanlık iğnelerini kullananların en büyük sorunlarından ikisi yüksek maliyet ve uzun süreli kullanım kaygısı. Haftada bir yapılan bu iğnelerin bedelini sigortalar ödemeyebiliyor ve aylık maliyeti ciddi rakamlara ulaşabiliyor. ]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:10.0pt">Ozempic, Wegovy, Mounjaro gibi GLP-1 grubu şişmanlık iğnelerini kullananların en b&uuml;y&uuml;k sorunlarından ikisi y&uuml;ksek maliyet ve uzun s&uuml;reli kullanım kaygısı. Haftada bir yapılan bu iğnelerin bedelini sigortalar &ouml;demeyebiliyor ve aylık maliyeti ciddi rakamlara ulaşabiliyor. <b><u><span style="color:#c0392b"><a href="https://onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1002/oby.70137">Yeni yayımlanan bir &ccedil;alışma</a></span></u></b> &nbsp;bu sorunlara umut verici bir yanıt getiriyor: hedef kiloya ulaşıp plato d&ouml;nemine giren hastalarda iğne sıklığı iki haftadan bire d&uuml;ş&uuml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde kilo korunabiliyor.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">ABD&rsquo;de yapılan &ccedil;alışmada haftalık standart dozla kilo vermekte olan ve ardından kilo vermesi duran 30 yetişkin dahil edildi. Katılımcıların 21&#39;i tirzepatide(mounjaro), 9&#39;u semaglutide(ozempic) kullanıyordu. Haftalık dozda en az 3 ay boyunca kilolarının y&uuml;zde 5&#39;inden az değişim yaşayanlar, yani plato d&ouml;nemine girenler, aynı doz miktarını koruyarak iki haftada bir uygulamaya ge&ccedil;ti. Ortalama 36 hafta boyunca takip edildi.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Sıklığı azaltılan gruptaki hastalar kilo almadı; aksine ortalamada hafif bir ek kilo kaybı yaşandı. Kan şekeri (HbA1c) ve tansiyon değerleri değişmedi. Trigliserid d&uuml;zeyleri hafif iyileşti, iyi kolesterol olarak bilinen HDL ise belirgin bi&ccedil;imde y&uuml;kseldi. Başka bir deyişle iğne sıklığı yarıya indirildi ama metabolik kazanımlar korunmakla kalmayıp daha da iyiye gitti.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">D&ouml;rt hasta ilk &uuml;&ccedil; aylık kontrol ziyaretleri gelmeden &ouml;nce bir miktar kilo alarak haftalık dozlamaya geri d&ouml;nd&uuml;ler. Bu oran, yaklaşımın herkese uymayabileceğini de g&ouml;steriyor.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Araştırmacılar bu uygulamanın mikro dozlamadan yani ila&ccedil; miktarını azaltmaktan farklı olduğunu &ouml;zellikle vurguluyor. Burada doz miktarı aynı kalıyor, yalnızca uygulama sıklığı değişiyor. &Ccedil;alışmanın kısıtlılıkları arasında hasta sayısının az (30 kişi) ve kontrol grubu bulunmaması sayılabilir.</p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><b>Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</b></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">GLP-1 ila&ccedil;ları son birka&ccedil; yılın en &ccedil;ok konuşulan tıbbi <a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/gunumuzde-kolesterol-tedavisi--424">gelişmelerinden <b>biri</b></a>&nbsp;Kilo verdirme etkinlikleri y&uuml;ksek, kalp damar sağlığına olumlu etkileri de artık &ccedil;ok sayıda b&uuml;y&uuml;k &ccedil;alışmayla kanıtlanmış durumda. Ama bu ila&ccedil;ların en b&uuml;y&uuml;k pratik sorunu; bırakıldıklarında kilo b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de <b>geri geliyor</b> .Yani başlanınca uzun s&uuml;re, belki &ouml;m&uuml;r boyu kullanmak gerekebiliyor. Bu hem mali bir y&uuml;k hem de pek &ccedil;ok hastanın tedaviye başlamaktan &ccedil;ekinmesinin başlıca nedeni.</p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Bu &ccedil;alışma k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve kontrol grubu yok, dolayısıyla kesin bir &ouml;neri icin yeterli değil. Ama sormamız gereken soruyu g&uuml;ndeme taşıması a&ccedil;ısından &ouml;nemli: plato d&ouml;neminde, yani kilo kaybı duraksadığında, iğne sıklığını azaltmak m&uuml;mk&uuml;n m&uuml;? Bu 30 hastada m&uuml;mk&uuml;n olmuş. Hem kilo tutulmuş hem de kolesterol profili iyileşmeye devam etmiş.</p>

<p>Bence bu yaklaşım doktor g&ouml;zetiminde, platoya ulaşmış hastalarda d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lebilecek bir se&ccedil;enek. Hala kendi başınıza iğne sıklığınızı azaltmaya karar vermek icin erken. Unutulmamalı her hastanın durumu farklı ve bu &ccedil;alışmadaki gibi bazi hastalara bu yaklaşım uygun olmayabilir. Ama artik hastalarima ne kadar kullanılacak dememe herhelde gerek yok. En doğrusu zamani geldiğinde yeteri kadar kilo verdiğinde se&ccedil;eneklerimiz olacak diyeceğim. O y&uuml;zden gerekli ise başlamaktan korkma zamanı geldiğinde bir yolunu bulacağız.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/ozempic-ve-mounjaroyu-iki-haftada-bir-almak-kiloyu-hala-korur-mu--436</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/03dec614daf2ad2cecaa274483efc597_-_GLP1_Azaltilmis_Doz_Sikligi_RESIM_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Haftada 3 Kez Yürüyüş mü, Yoksa 1 Kez Koşu mu? Araştırma Cevabı Net]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/haftada-3-kez-yuruyus-mu-yoksa-1-kez-kosu-mu-arastirma-cevabi-net-435</link>
					<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM / YAŞLANMA]]></category>
					<pubDate>Thu, 21 May 2026 14:10:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Egzersiz nasıl yapılmalı? Nasıl yapılırsa daha faydalı olur sorusuna cevap arayan  bu çalışmaya   göre yoğun yapılan egzersiz, yapma sıklığından bağımsız olarak kronik hastalıklardan daha iyi koruyor.]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:10.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Egzersiz nasıl yapılmalı? Nasıl yapılırsa daha faydalı olur sorusuna cevap arayan <u><span style="color:black"><a href="https://academic.oup.com/eurheartj/advance-article/doi/10.1093/eurheartj/ehag168/8537159">bu &ccedil;alışmaya</a></span></u> g&ouml;re yoğun yapılan egzersiz, yapma sıklığından bağımsız olarak kronik hastalıklardan daha iyi koruyor.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:10.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Yaklaşık 450.000 kişinin dahil edildiği İngiliz UK Biobank veritabanından faydalanan &ccedil;alışmada, katılımcıların yaklaşık 100.000&#39;inde bileğe takılan hareket g&ouml;zleyen cihaz kullanılmış; kalanında ise kişinin kendi beyanına dayanılmış. Kişilerde kalp damar hastalığı, atriyal fibrilasyon, şeker hastalığı, karaciğer yağlanması, kronik akciğer hastalığı, kronik b&ouml;brek hastalığı ve demans/bunama gelişimi incelenmiş.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:10.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Bileğinde monit&ouml;r takanlarda yoğun egzersiz oranı, yapma sıklığından bağımsız olarak bu hastalıkların tamamının daha az geliştiği g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş. İstatistiksel analizde hastalıklar &uuml;zerindeki koruyucu etki, egzersiz yoğunluğu arttığında %20-30 arasında seyrediyorken; daha sık yapılmasının katkısı %5-8 d&uuml;zeyinde kalmış. &Ouml;rneğin &ouml;nemli kalp damar sorunlarında yoğun egzersizin faydası yaklaşık %18 iken, sıklık artışının katkısı yalnızca %6 civarında. &Ouml;l&uuml;m riskini azaltmada ise bu oranlar sırasıyla %31 ve %14 olarak bulunmuş.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:10.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Atriyal fibrilasyon i&ccedil;in de benzer bir tablo s&ouml;z konusu. Araştırmacılar aynı s&uuml;rede egzersiz yapıldığında yoğunluk arttık&ccedil;a faydanın da arttığını, ancak yoğunluğun belirli bir eşiğin &ouml;tesine ge&ccedil;mesiyle ek faydanın sabit kaldığını not ediyor. &Ccedil;alışmadaki katılımcıların ortalama yaşının 50-60 olduğunu da g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurmak gerekiyor.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:10.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Yazarlar, kronik hastalıklardan korunmaya y&ouml;nelik klinik ve halk sağlığı m&uuml;dahalelerinde m&uuml;mk&uuml;n olduğunda daha yoğun aktivitelere &ouml;ncelik verilmesi gerektiği sonucuna varmış.</span></span></p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:3.0pt; margin-left:0cm"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b>Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor ?</b></span></span></p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:3.0pt; margin-left:0cm">&nbsp;</p>

<p style="margin-bottom:9.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US" style="color:#333333">Egzersizin hastalıklardan korunmak i&ccedil;in &ouml;nemli olduğunu biliyoruz. D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml; haftada 150-300 dakika orta şiddette veya 75-150 dakika yoğun egzersiz yapılmasını &ouml;neriyor. Bu &ccedil;alışma bize &ouml;nemli bir mesaj veriyor: aynı s&uuml;reyi ayırıyorsanız, o s&uuml;reyi daha yoğun ge&ccedil;irmeniz daha fazla yarar sağlıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US" style="color:#333333">Peki yoğun egzersiz ne demek? Konuşurken nefes nefese kalmanıza yol a&ccedil;an her t&uuml;rl&uuml; aktivite yoğun egzersiz sayılıyor: hızlı koşu, bisiklet yarışı, y&uuml;zme, ip atlama, interval antrenman bunların başında geliyor. Orta şiddetli egzersiz ise konuşabildiğiniz ama şarkı s&ouml;yleyemediğiniz tempodaki y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş, hafif bisiklet veya dans gibi aktiviteleri kapsıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US" style="color:#333333">Ancak şunu da vurgulamak isterim: hi&ccedil; egzersiz yapmamak yerine orta tempoda d&uuml;zenli hareket etmek bile b&uuml;y&uuml;k bir fark yaratıyor. Bu &ccedil;alışmayı, ya yoğun egzersiz yapacağım ya da hi&ccedil; yapmayacağım&#39; şeklinde yorumlamayın. Hedefiniz &ouml;nce d&uuml;zenlilik, sonra yavaş yavaş yoğunluğu artırmak olsun. Mesela gunde 30 dakika y&uuml;r&uuml;rken bunun bir kısmını artan s&uuml;relerde hızlı y&uuml;r&uuml;meye veya koşmaya ayırın. 30 dakika y&uuml;r&uuml;rken 2-3 dakika koşmakla başlayın. Ama &ouml;ncesinde, egzersiz programınızı başlatmadan mutlaka doktorunuzla konuşun. Dr. Genco Y&uuml;cel b&ouml;yle diyor demeden onun iznini alın.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/haftada-3-kez-yuruyus-mu-yoksa-1-kez-kosu-mu-arastirma-cevabi-net-435</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/55f324e277d6746af65f7aa6000c6750_-_Haftada_3_Kez_Yürüyüş_mü,_Yoksa_1_Kez_Koşu_mu__Araştırma_Cevabı_Net-RESIM_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Kalp Ritim Bozukluğunuz Varsa Kahveyi Kesmek Zorunda Değilsiniz.]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/kalp-ritim-bozuklugunuz-varsa-kahveyi-kesmek-zorunda-degilsiniz-434</link>
					<category><![CDATA[KALP HASTALIKLARI]]></category>
					<pubDate>Wed, 20 May 2026 13:25:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Atriyal fibrilasyon (AF) — halk arasında kalp titremesi veya düzensiz kalp atışı olarak bilinen ritim bozukluğu olan hastalara yıllardır aynı öneri yapılıyor: “Kahveyi bırakın. Çünkü, kafein kalp ritim bozukluğunu tetikler, riski artırır.” Ama yeni yayımlanan randomize kontrollü bir çalışma bu yaygın kanıya meydan okuyan şaşırtıcı sonuçlar ortaya koydu.
]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:10.0pt"><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt">Atriyal fibrilasyon (AF) &mdash; halk arasında kalp titremesi veya d&uuml;zensiz kalp atışı olarak bilinen ritim bozukluğu olan hastalara yıllardır aynı &ouml;neri yapılıyor: &ldquo;Kahveyi bırakın. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; , kafein kalp ritim bozukluğunu tetikler, riski artırır.&rdquo; </span>Ama <a href="https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/41206802/"><span style="text-decoration:none"><span style="text-underline:none">yeni yayımlanan randomize kontroll&uuml; bir &ccedil;alışma</span></span></a> <span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt">&nbsp;bu yaygın kanıya meydan okuyan şaşırtıcı sonu&ccedil;lar ortaya koydu.</span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt">&Ccedil;alışmaya ABD, Kanada ve Avustralya&#39;dan 5 farklı merkezde, AF veya atriyal flutter nedeniyle şok ile ritim d&uuml;zeltme işlemi planlanan 200 yetişkin hasta dahil edildi. Hastaların tamamı &ouml;nceden kahve i&ccedil;en kişilerden oluşuyordu. Ortalama yaş 69, katılımcıların y&uuml;zde 71&#39;i erkekti.</span></p>

<p style="margin-bottom:10.0pt"><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt">Hastalar iki gruba ayrıldı. Bir gruba g&uuml;nde en az bir fincan kafeinli kahve i&ccedil;meleri, diğer gruba ise hem kafeinli hem de kafeinsiz kahveden ve kafein i&ccedil;eren t&uuml;m &uuml;r&uuml;nlerden tamamen uzak durmaları s&ouml;ylendi. Altı ay boyunca AF veya atriyal flutter tekrarlaması takip edildi.</span></p>

<p style="margin-bottom:10.0pt"><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt">Kahve i&ccedil;en grupta ritim bozukluğunun tekrarlama oranı y&uuml;zde 47 iken, kahve i&ccedil;meyen grupta bu oran y&uuml;zde 64 olarak ger&ccedil;ekleşti. Başka bir deyişle, kafeinli kahve i&ccedil;en hastalarda AF tekrarlama riski, hi&ccedil; kahve i&ccedil;meyenlere kıyasla y&uuml;zde 39 daha d&uuml;ş&uuml;k bulundu. Yan etki a&ccedil;ısından iki grup arasında anlamlı bir fark g&ouml;zlemlenmedi.</span></p>

<p style="margin-bottom:14.0pt"><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt">Arastırmacılar, bu bulgunun kafein ritim bozukluğunu tetikler şeklindeki genel kanıyı doğrulamadığını ve AF olan hastaların kahveyi bırakmak zorunda olmadığını g&ouml;sterdiğini vurguluyor. Bununla birlikte, &ccedil;alışmanın tasarımı , yani hastaların hangi grupta olduklarını bildikleri ger&ccedil;eği bir sorun olarak belirtiliyor</span></p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:3.0pt; margin-left:0cm"><b><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt">Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor ? </span></b></p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:3.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt"><span style="color:#333333">Atriyal fibrilasyon hastalarına ilk muayenede neredeyse hepimiz aynı şeyi s&ouml;yl&uuml;yoruz: &ldquo;kahveyi azaltın, tercihen bırakın.&rdquo; Bu &ouml;neri onlarca yıldır s&uuml;regelen bir alışkanlık ve b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de teorik bir temele dayanıyor &mdash; kafein kalp hızını arttırır, bu da ritim bozukluğunu tetikleyebilir mantığına. Ama elimizde bunu net bi&ccedil;imde g&ouml;steren bir araştırma bug&uuml;ne dek yoktu. Bu &ccedil;alışma bu boşluğu dolduran ilk randomize kontroll&uuml; deney.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt"><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt"><span style="color:#333333">Sonu&ccedil;lar ger&ccedil;ekten beklenmedik. Kahve i&ccedil;meye devam edenlerde ritim bozukluğunun daha az tekrarladığını g&ouml;rmek, yıllardır verdiğimiz &ouml;neriyi yeniden d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;r&uuml;yor. Kafein i&ccedil;eren kahvenin ritim &uuml;zerindeki etkisi sandığımız kadar zararlı olmayabilir; hatta tam tersine bir koruyuculuğu bile olabilir. Bunun mekanizması hen&uuml;z tam olarak a&ccedil;ıklanmış değil.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt"><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt"><span style="color:#333333">Ancak şunu da s&ouml;ylemem gerekiyor: bu tek bir &ccedil;alışma. 200 hasta, 6 aylık takip s&uuml;resi. Sonu&ccedil;lar umut verici ama kesin bir &ouml;neri değişikliği i&ccedil;in erken. &Ouml;zellikle g&uuml;nde &ccedil;ok sayıda fincan kahve i&ccedil;en, uykusuzluk veya &ccedil;arpıntı şikayeti olan ya da ila&ccedil; kullanan AF hastalarının bu bulgudan hareketle kendi başlarına karar vermemesi gerekiyor.</span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#333333">Pratikte s&ouml;yleyebileceğim şu: eğer AF&#39;niz var ve g&uuml;nde bir fincan kahveden vazge&ccedil;emiyorsanız, artık bunu yapmak zorunda olmadığınıza dair makul bir bilimsel dayanak var. Ama her zaman olduğu gibi, kendi doktorunuzla konuşmadan alışkanlıklarınızı değiştirmeyin.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/kalp-ritim-bozuklugunuz-varsa-kahveyi-kesmek-zorunda-degilsiniz-434</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/d2372735c90ac7a258487590d6e60894_-_Kahve_AF_TAMAMLANDI_RESIM_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Her Öğünde Hazır Yiyecek Yiyorsanız Kalp Krizi Riskiniz Yüzde 66 Daha Yüksek Olabilir.]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/her-ogunde-hazir-yiyecek-yiyorsaniz-kalp-krizi-riskiniz-yuzde-66-daha-yuksek-olabilir-433</link>
					<category><![CDATA[KALP HASTALIKLARI]]></category>
					<pubDate>Tue, 19 May 2026 11:35:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[İngilizce’de ultraprocessed food (UPF) olarak isimlendirilen, Türkçe’de aşırı işlenmiş yiyecekler diye çevirebileceğimiz yiyecekler kalp damar hastalıklaırını arttırıyor. 45-84 yaş arası kalp problemi olmayan 6.814 kişinin dahil edildiği bir çalışmada kişiler UPF kullanım miktarlarına göre sınıflandırılmış. ]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:10.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US">İngilizce&rsquo;de ultraprocessed food (UPF) olarak isimlendirilen, T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;de aşırı işlenmiş yiyecekler diye &ccedil;evirebileceğimiz yiyecekler kalp damar hastalıklaırını arttırıyor. 45-84 yaş arası kalp problemi olmayan 6.814 kişinin dahil edildiği <b><a href="https://www.jacc.org/doi/10.1016/j.jacadv.2025.102516">bir &ccedil;alışmada</a></b><u> </u></span><span lang="EN-US">kişiler UPF kullanım miktarlarına g&ouml;re sınıflandırılmış. Bir &ouml;ğ&uuml;nde UPF almak kalp damar hastalığı riskini %5 arttırırken, UPF en &ccedil;ok kullanan grupta en az kullananlara g&ouml;re riskin %66 daha fazla olduğu g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş. ABD&#39;de yapılan &ccedil;alışmada &ouml;zellikle siyah Amerikalılarda riskin en y&uuml;ksek olduğu g&ouml;zlemlenmiş</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:10.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Araştırmada UPF olarak sınıflandırılan yiyecekler arasında sucuk, pankek, sıcak veya soğuk mısır gevreği, beyaz ve koyu ekmek, muffin, bisk&uuml;viler, patates cipsleri, krakerler, kızarmış patates, noodle, işlenmiş fasulye, pizza, hamburger, kızarmış tavuk, dondurma, dondurulmuş yoğurt, donutlar, kekler, pudding, şekerlemeler, tatlandırılmış s&uuml;t, soya s&uuml;t&uuml;, gazozlar, diet gazozlar ve alkoll&uuml; i&ccedil;ecekler yer alıyor.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:10.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Kalp damar hastalığı denince kastedilen kalp krizi, inme gibi sorun yaşama riskinin, veriler dikkatli incelendiğinde en &ccedil;ok şekerli UPFlerde y&uuml;ksek olduğu g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş. Hazır yemekler veya işlenmiş etler ile risk artışı, şekerli UPFlere g&ouml;re daha d&uuml;ş&uuml;k bulunmuş.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:10.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Yazarlara g&ouml;re UPFler enerji alımını arttırarak, bağırsak i&ccedil;eriğini değiştirerek bağırsak-beyin tokluk sinyalini ve v&uuml;cuttaki hormonal d&uuml;zeni bozuyorlar. Bu da ins&uuml;lin direnci, obezite ve hipertansiyon gibi kalp hastalığına g&ouml;t&uuml;ren sorunlara zemin hazırlıyor.</span></span></p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:3.0pt; margin-left:0cm"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b><span lang="EN-US" style="color:black">Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor ? </span></b></span></span></p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:3.0pt; margin-left:0cm">&nbsp;</p>

<p style="margin-bottom:9.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US" style="color:#333333">Ne yensin diye bana sorulduğunda <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/omur-uzatan-diyet-378">kalp sağlığı i&ccedil;in</a></b> </span><span lang="EN-US" style="color:#333333">her defasında aynı cevabı veriyorum: Akdeniz diyeti. Akdeniz diyeti yemeğin nasıl hazırlandığına değil i&ccedil;eriğine odaklanan bir diyet t&uuml;r&uuml;. Ağırlıklı olarak sebzeler, meyveler, yemişler, tahıllar ve baklagiller i&ccedil;eriyor. Y&uuml;ksek kırmızı et, işlenmiş et, rafine tahıllar, ilave şeker ve doymuş yağ i&ccedil;eren diyete kıyasla kalp dostu olduğunu hemen her araştırmada g&ouml;r&uuml;yoruz.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US" style="color:#333333">UPFler daha ucuz, hazırlaması ve yemesi daha kolay olduğu i&ccedil;in sağlıklı besinlerin yerine t&uuml;ketiliyorlar. &Uuml;stelik bağımlılık <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/kolesterol-dusurmek-icin-kalbiniz-icin-hangisi-daha-kotu-tereyag-mi-seker-mi-122">yaptıkları i&ccedil;in</a></b>&nbsp;daha &ccedil;ok kullanılıyorlar. Hepimizin i&ccedil;inden, g&uuml;zel parlak paketi i&ccedil;inde alıp yediğimiz bir tatlı &uuml;r&uuml;n&uuml; yedikten hemen sonra daha fazlasını yeme isteği gelmiştir. Bu yiyecekler kolaylık yanında isteği de artırarak bağımlılık yapar hale gelip daha da fazla zarar verebiliyorlar.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US" style="color:#333333">Aşırı işlenmiş ne demek diye sorulduğunda ş&ouml;yle d&uuml;ş&uuml;nebilirsiniz: kimyasal işlemden ge&ccedil;irilmiş, yemesi kolaylaştırılmış, damak zevki &ccedil;ok y&uuml;ksek, g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; ve rengi &ouml;zellikle &ccedil;ocukların &ccedil;ok seveceği şekilde tasarlanmış, besin değerinden ziyade raf &ouml;mr&uuml; y&uuml;kseltilmiş yiyecekler. </span><span lang="EN-US" style="color:black">Aslinda taze sebze meyveleri saymazsak hemen b&uuml;t&uuml;n yiyecekler bir sekilde işleme tabi tutuluyor. O y&uuml;zden işlenmiş ile aşırı işlenmişi ayırmakta fayda var. İ&ccedil;ine rengarenk i&ccedil;ecekler, paketlenmis tatlı snackler &ccedil;ikolatalar, dondurmalar, paketlenmiş ekmekler, kahvaltı gevrekleri, metabolize edilmiş et &uuml;r&uuml;nleri ve daha niceleri giriyor. </span><span lang="EN-US" style="color:#333333">Eğer bir yiyeceği yemesi kolaysa, bir lokmada yutulabiliyorsa, paketlenmiş ve pakette uzun s&uuml;re kalabilecek g&ouml;r&uuml;n&uuml;yorsa b&uuml;y&uuml;k olasılıkla o yiyecek bir UPFdir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US" style="color:#333333">Belki bana hastalarımın sorduğu soruyu değiştirmelerinde fayda var. Veya benim cevabım değişecek. Ne yediğinizden cok nasıl hazırlandığına bakın. Ara sıra ka&ccedil;amak karşı konulamaz tatlar ile &ouml;d&uuml;llenme tamam, ama cok işlenmiş UPFlerden uzak durabileceğiniz kadar uzak durun. Sağlıklı yemek ana maddelerinden birisi bu.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/her-ogunde-hazir-yiyecek-yiyorsaniz-kalp-krizi-riskiniz-yuzde-66-daha-yuksek-olabilir-433</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/966242192147c8f490bf262b04a7970e_-_Haftada_3_Kez_Yürüyüş_mü,_Yoksa_1_Kez_Koşu_mu__Araştırma_Cevabı_Net-RESIM_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Alkol Bağımlılığından Kurtulmanın Yolu Şişmanlık İğnelerinden Geçiyor.]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/alkol-bagimliligindan-kurtulmanin-yolu-sismanlik-ignelerinden-geciyor-432</link>
					<category><![CDATA[KALP DIŞI HASTALIKLAR]]></category>
					<pubDate>Mon, 18 May 2026 14:35:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Alkol bağımlılığı tedavisinde GLP-1 reseptör agonisti grubu şişmanlık iğnelerinin fayda sağladığı gösterildi. Çok yeni bildirilen bu çalışmaya  göre kilo fazlası olan ve alkol bağımlılığından kurtulmak isteyen yaklaşık 100 hastadan Semaglutide (Ozempic) verilenlerde 26 haftalık takiplerde yoğun alkol kullanılan günlerin anlamlı oranda azaldığı görülmüş.]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-top:0cm; margin-right:-2.85pt; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt">Alkol bağımlılığı tedavisinde GLP-1 resept&ouml;r agonisti grubu şişmanlık iğnelerinin fayda sağladığı g&ouml;sterildi. &Ccedil;ok yeni bildirilen <b><u><span style="color:black"><a href="https://www.thelancet.com/journals/lancet/article/PIIS0140-6736(26)00305-3/fulltext">bu &ccedil;alışmaya</a></span></u></b><u> </u></span><b><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt">&nbsp;</span></b><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt">g&ouml;re kilo fazlası olan ve alkol bağımlılığından kurtulmak isteyen yaklaşık 100 hastadan Semaglutide (Ozempic) verilenlerde 26 haftalık takiplerde yoğun alkol kullanılan g&uuml;nlerin anlamlı oranda azaldığı g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş.</span></p>

<p style="margin-top:0cm; margin-right:-2.85pt; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt">Alkol kullanım bozukluğu, i&ccedil;ki t&uuml;ketimi &uuml;zerinde kontrol kaybı ve zorlayıcı kullanım ile karakterize, kronik ve tekrarlayabilen bir beyin hastalığı. Onlarca yıllık araştırmaya karşın şu ana kadar yalnızca &uuml;&ccedil; ila&ccedil; &mdash; dis&uuml;lfiram, akamprosat ve naltrexon &mdash; bu hastalığın tedavisinde kullanılabiliyor. Bu durum, yeni tedavi se&ccedil;eneklerine olan acil ihtiyacı g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne seriyor.</span></p>

<p style="margin-top:0cm; margin-right:-2.85pt; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt">Danimarka&#39;da y&uuml;r&uuml;t&uuml;len klinik &ccedil;alışmada katılımcıların tamamı obez (v&uuml;cut kitle indeksi 30 ve &uuml;zeri) ve alkol bağımlılığı tanısı almış, tedavi arayan kişilerden oluşmuş. 26 hafta boyunca haftada bir kez 2,4 mg dozunda deri altı Semaglutide veya plasebo uygulanmış.</span></p>

<p style="margin-top:0cm; margin-right:-2.85pt; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt">Sonu&ccedil;lara g&ouml;re Semaglutide verilen grupta yoğun alkol t&uuml;ketilen g&uuml;nlerin sayısı plaseboya kıyasla belirgin bi&ccedil;imde azalmış. Semaglutide&#39;in beyin &ouml;d&uuml;l merkezleri &uuml;zerindeki etkisinin, hem yeme hem de i&ccedil;me isteğini aynı mekanizma &uuml;zerinden baskıladığı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;l&uuml;yor. Nitekim GLP-1 peptidi yalnızca bağırsaktan değil, beynin &ouml;d&uuml;l ve bağımlılıkla ilişkili b&ouml;lgelerinden de salgılanıyor.</span></p>

<p style="margin-top:0cm; margin-right:-2.85pt; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt">Araştırmacılar bu bulguların GLP-1 resept&ouml;r agonistlerinin alkol kullanım bozukluğu i&ccedil;in yeni bir tedavi se&ccedil;eneği olabileceğine işaret ettiğini, ancak obez olmayan hastalarda da ge&ccedil;erli olup olmadığını anlamak i&ccedil;in daha b&uuml;y&uuml;k &ccedil;alışmalara ihtiya&ccedil; duyulduğunu vurguluyor.</span></p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:3.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><b><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt">Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor ?</span></b></p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:3.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="margin-bottom:9.0pt; text-align:justify"><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt"><span style="color:#333333">Ozempic ve Wegovy gibi GLP-1 ila&ccedil;larını b&uuml;y&uuml;k olasılıkla kilo vermek i&ccedil;in kullanılan şişmanlık iğneleri olarak duydunuz. Ama bu ila&ccedil; grubunun etkisi sandığımızdan &ccedil;ok daha geniş bir alana yayılıyor gibi <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/gunumuzde-kolesterol-tedavisi--424">g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor</a>. </b>Kolesterol ila&ccedil;larının Alzheimer&#39;da rol oynayabileceğine dair bulgular gibi, şişmanlık iğnelerinin de bağımlılık tedavisinde kapı aralıyor olması tıbbın ne kadar şaşırtıcı yerlere evrildiğinin bir g&ouml;stergesi.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt; text-align:justify"><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt"><span style="color:#333333">Bu &ccedil;alışma &ouml;zellikle dikkat &ccedil;ekici, &ccedil;&uuml;nk&uuml; alkol bağımlılığı hem ciddi bir halk sağlığı sorunu hem de kalp damar hastalıkları a&ccedil;ısından &ouml;nemli bir risk fakt&ouml;r&uuml;. Aşırı alkol t&uuml;ketimi hipertansiyon, kalp ritim bozuklukları ve kalp kası hasarına yol a&ccedil;abiliyor. Bu nedenle alkol bağımlılığının tedavisi, benim uzmanlık alanım olan kardiyoloji ile de doğrudan ilişkili.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt"><span style="color:#333333">Şunu da belirtmek gerekiyor: &ccedil;alışma yalnızca obez ve tedavi arayan hastalarda yapılmış. Semaglutide&#39;i hen&uuml;z alkol bağımlılığı i&ccedil;in bir tedavi se&ccedil;eneği olarak &ouml;nermek i&ccedil;in erken. Ama &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yıllarda bu alanda &ccedil;ok daha fazla araştırma g&ouml;receğiz ve bu ila&ccedil; grubunun hangi alanda işimize yarayacağı konusunda s&uuml;rprizlerle karşılaşmaya devam edeceğiz.</span></span></p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/alkol-bagimliligindan-kurtulmanin-yolu-sismanlik-ignelerinden-geciyor-432</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/0c474d0099e29f52e9ff726d05fea85a_-_felix_w-drink-3108436_jpg.jpg" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Kalp by-pass ameliyatlarında kullanılan damara göre sonuçlar farkedebilir, başarı artabilir.]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/kalp-bypass-ameliyatlarinda-kullanilan-damara-gore-sonuclar-farkedebilir-basari-artabilir-73</link>
					<category><![CDATA[Popüler Bilim / Araştırma/Haberler]]></category>
					<pubDate>Thu, 14 May 2026 17:02:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Kalp damarları tıkandığında, yapılan by-pass ameliyatlarında çoğunlukla, memeden alınan atardamar ve bacaktan alınan toplardamarlar kombinasyonu kullanılmaktadır.]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp damarları tıkandığında, yapılan by-pass ameliyatlarında &ccedil;oğunlukla, memeden alınan atardamar ve bacaktan alınan toplardamarlar kombinasyonu kullanılmaktadır. Senelerdir gelişen bu alışkanlıkta olmazsa olmaz olan memeden alınan atardamarın mutlaka kullanılmasıdır. ACC (American College of Cardiology) yıllık <b><i><a href="https://accscientificsession.acc.org" target="_blank">toplantısında</a>&nbsp;</i></b>meme atardamarına ek olarak kol atardamarının ikinci by-pass olarak kullanılmasının bacak toplardamarına g&ouml;re daha iyi sonu&ccedil;lar verdiği a&ccedil;ıklanmıştır.</p>

<p>Avustralya, Kore, İtalya, Sırbistan ve Birleşik Krallık&rsquo;ta toplam 1036 hastada yapılan ameliyatlarda ikinci by-pass damarı olarak kol atardamarı ya da bacak toplardamarı kullanılmış. Ortalama 10 sene sonrasında &ccedil;oğu erkek, ortalama 67 yaşdaki hastaların kol damarı kullanılanlarında, &ouml;l&uuml;m, kalp krizi risklerinin &amp;-27, tekrar girişim &nbsp;riskinin ise 8 azaldığı bulunmuş.&nbsp;</p>

<p>Araştırmacılar bunun by-pass operasyon şekli i&ccedil;in &ouml;nemli bir katkı olduğunu vurgularken daha b&uuml;y&uuml;k bir &ccedil;alışma ile sorunun kesin cevabının alınmasını &ouml;neriyorlar. G&uuml;n&uuml;n birinde by-pass olmanız gerekirse, bunu aklınıza koyun, ancak kararı mutlaka cerrahınıza bırakın. Onun tercihlerine saygı duyun. Tabii oraya gelmemek i&ccedil;in &ccedil;abalayın. Kalp damarlarınıza iyi bakın ki, b&ouml;yle bir operasyona ihtiyacınız kalmasın.</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/kalp-bypass-ameliyatlarinda-kullanilan-damara-gore-sonuclar-farkedebilir-basari-artabilir-73</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/f889d3d63f5d8ddc76fc6906746b6b38_-_by-pass_Screen_Shot_2020-05-25_at_15_06_51_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Omega 3 ten zengin diet kalp krizi geçirenlerin problem şansını azaltıyor.]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/omega-3-ten-zengin-diet-kalp-krizi-gecirenlerin-problem-sansini-azaltiyor-181</link>
					<category><![CDATA[KALP HASTALIKLARI]]></category>
					<pubDate>Wed, 13 May 2026 15:09:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Yeni bir araştırmaya göre kalp krizi geçiren hasta eğer düzenli omega 3 ten zengin bir beslenme alışkanlığına sahip ise ciddi sorun yaşama şansı azalıyor. 

]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Yeni bir araştırmaya<u><a href="https://www.jacc.org/doi/10.1016/j.jacc.2020.08.073"> g&ouml;re</a></u>&nbsp; <u>k</u>alp krizi ge&ccedil;iren hasta eğer d&uuml;zenli omega 3 ten zengin bir beslenme alışkanlığına sahip ise ciddi sorun yaşama şansı azalıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">İspanya&rsquo;da Barselona&rsquo;dan gelen araştırma farklı tip omega 3 t&uuml;rlerini, &ouml;rneğin; eicosapentaenoik asit (EPA) ve alfa-linolenik asit(ALA) i&ccedil;eren yiyecekleri değerlendirmeye almış. (ALA). EPA i&ccedil;eren bazı besinler balık ve balık yağı, ALA i&ccedil;erenler ise ceviz, bitki yağlarıdır. include flaxseed, chia, hemp, walnuts and vegetable oils. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Araştırmacılar 2011 2016 yılları arasında kalp krizi ge&ccedil;iren 944 hastayı analiz etmişler. Hastaların hepsine kalp anjiosu ile stent konulmuş. Sonrası hastaların 211 tanesi sorun yaşarken 108 tanesi &ouml;lm&uuml;ş. EPA seviyesi y&uuml;ksek ise problem yaşama riski azalmış, ALA seviyesi y&uuml;ksek olanlarda ise &ouml;l&uuml;m riski d&uuml;ş&uuml;k imiş. Yazarlar, ALA ve EPA&rsquo;nın sağlık konusunda ortak olup kalp krizi ge&ccedil;irenlerde beraberce uzun vadede fayda sağladıkları yorumlarını yapmışlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Yine onlara g&ouml;re deniz &uuml;r&uuml;nlerinden zengin beslenen İspanya ve Japonya gibi &uuml;lkelerde y&uuml;ksek kalp hastalığı risklerine rağmen, kalp hastalığından &ouml;l&uuml;m&uuml;n d&uuml;ş&uuml;k kalmasının sebebi olabileceği olabilir. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Dr. Genco Y&uuml;cel ne diyor?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Son bir ka&ccedil; haftadır haberlerimizde kalp sağlığı ile ilgili iyi yeme alışkanlığına sık&ccedil;a yer verdik. Bu &ccedil;alışmada &ouml;ncekilere paralel olarak balık yemenin ve bunun yanında yemiş, &ouml;rneğin; ceviz ve bitki yağları kullanmanın kalp krizi ge&ccedil;irenlerde iyi olacağını s&ouml;yl&uuml;yor. Yani şaşırtıcı bir sonu&ccedil; yok.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Bu araştırmada dikkat &ccedil;eken, tek negatif ise araştırmanın finansal desteğinin California Ceviz Komisyonu&rsquo;ndan gelmesidir. Bu parasal desteğin sonu&ccedil;ları ne kadar etkilediği tartışılabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Bence yukarıda yazdığım gibi diğer yeni araştırmaların, g&ouml;sterdiğine paralel bu araştırma sonu&ccedil;larını g&uuml;venilir kabul edebiliriz. </span></span></p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/omega-3-ten-zengin-diet-kalp-krizi-gecirenlerin-problem-sansini-azaltiyor-181</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/4f28afa8d4dc2f04fe2762be20062c40_-_omega_3_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[D Vitamini Tansiyon Yüksekliğine iyi geliyor.]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/d-vitamini-tansiyon-yuksekligine-iyi-geliyor-105</link>
					<category><![CDATA[Popüler Bilim / Araştırma/Haberler]]></category>
					<pubDate>Mon, 11 May 2026 14:52:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[D vitamini son yılların yeni yıldızı gibi parlıyor. Kan testlerinde sıklıkla düşük bulunuyor. Kanda düşüklüğün sadece kemik erimesine değil, kalp damar hastalığına, metabolik problemlere, hatta kanserlere de sebep olabileceği söyleniyor. Bazen hiçbir şikayeti olmayanlarda tedavi amaçlı tedaviye ekleniyor. Vitamin eksikliği dışında faydaları birçok hekim tarafından sorgulanıyor. ]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:7.5pt"><span style="font-size:12px;"><span style="color:#353535">D vitamini son yılların yeni yıldızı gibi parlıyor. Kan testlerinde sıklıkla d&uuml;ş&uuml;k bulunuyor. Kanda d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n sadece kemik erimesine değil, kalp damar hastalığına, metabolik problemlere, hatta kanserlere de sebep olabileceği s&ouml;yleniyor. Bazen hi&ccedil;bir şikayeti olmayanlarda tedavi ama&ccedil;lı tedaviye ekleniyor. Vitamin eksikliği dışında faydaları bir&ccedil;ok hekim tarafından sorgulanıyor. </span></span></p>

<p style="margin-bottom:7.5pt"><span style="font-size:12px;"><span style="color:#353535">&Ccedil;in&rsquo;den gelen bir &ccedil;alışma bug&uuml;ne kadar yapılan &ccedil;alışmalar &uuml;zerinden D vitamin kullanımının hipertansiyona etkisine<a href="https://journals.lww.com/md-journal/Fulltext/2019/05100/The_effect_of_vitamin_D3_on_blood_pressure_in.11.aspx?WT.mc_id=HPxADx20100319xMP&amp;utm_source=marketo&amp;utm_medium=email&amp;utm_campaign=2020-MEDPR-HotTopics-June.09-SEND-InternalMedicine-June-0Q107IM&amp;rid=V_0000000029642951&amp;mkt_tok=eyJpIjoiTXpNM1ltSTRPVE16TkdNeSIsInQiOiJWMXNtM1IwUEdWT2dcLzF2NEZFMklcLzFVdDZwUzhHMXhTYXladFJJVTJGZmlrQW1XbnhNWmRXblE0VjJsSEc3RWdrajdNNnk2endla1h5SW1rcEJoalJxWnNGajFhSDFkOVdwaEd2RkdGOG41YmZiNW1KVTdncFF0RVcxZlwvdFFKWSJ9"> <b><i><u>bakmış.</u></i></b></a></span></span></p>

<p style="margin-bottom:7.5pt"><span style="font-size:12px;"><span style="color:#333333">1687 hastayı i&ccedil;eren bu bildiride sadece vitamin eksikliği olanlarda, Vitamin D kullanımının tansiyona etkisi olmadığı bulunmuş. Ancak &ouml;zellikle 50 yaş &uuml;zeri ve kilolu insanlarda kan basıncını azalttığı bulunmuş. Ayrıca hem hipertansiyonu olup, hem D vitamin eksikliği olanlarda da hem &uuml;st hem alt tansiyonu d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; g&ouml;sterilmiş.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><span style="color:#333333">D vitamini ile hipertansiyon ilişkisini a&ccedil;ıklamaya &ccedil;alışırken &ouml;zellikle farelerde renin anjiotensin aldosteron sistemi (RAAS) ile d vitamin ilişkisi bulunmuş. RAAS grubu ila&ccedil;lar en &ouml;nemli tansiyon ila&ccedil;ları olduğu i&ccedil;in ilk a&ccedil;ıklama b&ouml;yle. Bunun dışında d vitamin eksikliğinin hiperparatiroidizm yaparak bunu yapabileceği d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lm&uuml;ş. Son olarak da damar duvarında bozukluklara sebep olabileceği ve bunun da hipertansiyon gibi &ouml;nemli kalp damar sorunlarına g&ouml;t&uuml;rebileceği &ouml;nerilmiş.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><span style="color:#333333">Sonu&ccedil;ta bu &ccedil;alışmanın bize s&ouml;ylediklerinden yola &ccedil;ıkarak, &uuml;&ccedil; noktayı vurgulayabiliriz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><span style="color:#333333">1-&Ouml;zellikle şişman ve yaşlılarda vitamin D kullanımı tansiyon y&uuml;kselmesini &ouml;nleyici olabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><span style="color:#333333">2-Hipertansiyonu olanlarda ila&ccedil;lara ilaveten verildiğinde kontrol şansını arttırır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><span style="color:#333333">3-Tansiyon problemi olmayanlarda da, g&uuml;venli bir şekilde tansiyon d&uuml;ş&uuml;rme kaygısı olmadan kullanılabilir.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/d-vitamini-tansiyon-yuksekligine-iyi-geliyor-105</guid>
					
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Kalp krizi sonrası gelişen hasarı onarmak mümkün olacak.]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/kalp-krizi-sonrasi-gelisen-hasari-onarmak-mumkun-olacak-148</link>
					<category><![CDATA[Gelecek/ YAPAY ZEKA]]></category>
					<pubDate>Sat, 09 May 2026 13:08:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Kalp krizi sonrası oluşan kalp hasarı ortadan kaldırılarak ilerde kalp yetmezliği gelişimini engelleyebilecek bir teknik bulunmuş.

]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">ABD Jupiter Florida <span style="color:#363636">Scripps Araştırma Enstit&uuml;s&uuml;&rsquo;nde yapılan bir araştırma ile hasarlı kalp kasını onaracak bir y&ouml;ntem geliştirilmiş. </span><em><span style="color:#363636">Nature Chemistry</span></em><span style="color:#363636"> dergisinin yeni sayısında yayınlanan <a href="https://www.nature.com/articles/s41557-020-0514-4">araştırmaya</a>&nbsp;g&ouml;re &ouml;zellikle kalp krizi sonrası oluşan kalp hasarı ortadan kaldırılarak ilerde kalp yetmezliği gelişimini engelleyebilecek bir teknik tanımlanmış.</span>Araştırma yazarlarından <span style="color:#363636">Matthew Disney&rsquo;e <u><strong><a href="https://www.scripps.edu/news-and-events/press-room/2020/20200824-disney-heart-failure.html">g&ouml;re</a>&nbsp;</strong></u>&lsquo;&rsquo;Kalp krizi esnasında oluşan hasar yeni sağlıklı damar oluşumunu başlatan </span> proteinleri sus</span></span><span style="font-size:11px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">turuyor. Bunun nasıl olduğunun adımlarını inceledik. Sonrasında bu proteinleri nasıl aktive edebileceğimizi bulduk.&rsquo;&rsquo; Bu sayede kalp hastalıkları ile savaşta &ouml;nemli bir silah kazanmalarının yanında benzer hastalılarda susturulan diğer proteinleri nasıl aktive edebileceklerini &ouml;ğrenen araştırmacılar, başka alanlarda da yeni silahlar geliştirebilecekler.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 11px;">DR. GENCO Y&Uuml;CEL NE DİYOR ?</span></strong></p>

<p><span style="font-size:11px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Kalp krizi belli bir yaş &uuml;zeri insanlarda en sık &ouml;l&uuml;m sebebidir. Bu risk sadece kalp krizi ge&ccedil;irilen ilk 24 saat ve hastane i&ccedil;inde kalan s&uuml;redeki rakamı temsil etmektedir. Halbuki kalp krizi kalp kasında hasara sebep olur, ve hasarlı kalp krizi izleyen seneler i&ccedil;inde de kişinin ani &ouml;l&uuml;m riskinin bir hayli artmasına sebep olur. O y&uuml;zden kalp krizi ge&ccedil;irenlerde yapılan tedaviler &ouml;ncelikle ilk anda &ouml;l&uuml;m&uuml; &ouml;nlemek kadar, kalıcı hasarı &ouml;nlemek veya azaltmak i&ccedil;indir. Hasarı azaltmak veya sınırlı kalmasını sağlayabilecek bu tip tedavi se&ccedil;enekleri kalp yetmezliği gibi sorunları ortadan kaldırabilmeleri yanında, kalp hastalığından &ouml;l&uuml;m&uuml; de azaltma potansiyeline sahipler.</span></span></p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/kalp-krizi-sonrasi-gelisen-hasari-onarmak-mumkun-olacak-148</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/82b7ff68658c879d8faebdb274ac0575_-_thumbnail_mı_hasar_önleyici_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Düzenli Uyku Kalbe Faydalı ]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/duzenli-uyku-kalbe-faydali--284</link>
					<category><![CDATA[Güncel]]></category><category><![CDATA[Popüler Bilim / Araştırma/Haberler]]></category>
					<pubDate>Fri, 08 May 2026 19:26:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Uyku ve kalp sağlığına etkisi açısından yapılan bir çok çalışma, kısa uyku ve uyku kalitesinde düşüklüğün kalp ve damar hastalığı, ölümcül kalp sorunlarını tetiklediğini gösterdi. Yakın zamanda yapılan bir araştırma uyku sürecinin günden güne farklılığının, süre ve zamanlama değişikliğinin kalp damar hastalığına etkisini gösterdi.]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Uyku ve kalp sağlığına etkisi a&ccedil;ısından yapılan bir &ccedil;ok &ccedil;alışma, kısa uyku ve uyku kalitesinde d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n kalp ve damar hastalığı, &ouml;l&uuml;mc&uuml;l kalp sorunlarını tetiklediğini g&ouml;sterdi. Yakın zamanda yapılan bir araştırma uyku s&uuml;recinin g&uuml;nden g&uuml;ne farklılığının, s&uuml;re ve zamanlama değişikliğinin kalp damar hastalığına etkisini <a href="https://www.jacc.org/doi/10.1016/j.jacc.2019.12.054" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;"><strong>g&ouml;sterdi.</strong></a>&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">2010-2013 arasında kalp hastalığı olmayan 1992 kişide 7 g&uuml;n boyunca, el bileği aktigrafı ile değerlendirme yapılmış. 2016&rsquo;ya kadar ortalama 5 yıl takip edilen katılımcıların 111&rsquo;inde kalp damar hastalığı g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş. D&uuml;zensiz uyku s&uuml;resi ve zamanlamasının kalp hastalığı a&ccedil;ısından ciddi bir risk olduğu bulunmuş. Bu g&ouml;zlem uyku s&uuml;resi ve kalitesinden bağımsız olarak yapılmış.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Aktigraf g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde sık&ccedil;a kullanılan akıllı saatlerin i&ccedil;inde de bulunan, kişinin hareketlerini kaydeden bir cihazdır. Cihazın kendisinde, veya bir bilgisayarda verileri g&ouml;sterebilmektedir.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b><i>Dr. Genco Y&uuml;cel ne diyor?</i></b></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="color:#333333">Modern toplumlarda bir &ccedil;ok insanda uyku sorunlarının ana belirtileri olan, halsizlik, yorgunluk, uykusuzluk gibi g&uuml;nd&uuml;z şikayetleri mevcut. Uzun &ccedil;alışma saatleri, geceleri k&ouml;t&uuml; ışık d&uuml;zeni ve cep telefonu yaygın kullanımının bu şikayetlere sebep olabildiğini biliyoruz. </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="color:#333333">Kalp sağlığı konusunda &ouml;nemli Amerikalı kurumlar olan ACC/AHA (American College of Cardiology/American Heart Association) g&uuml;nde 6-8 saat uykunun sağlıklı yaşam ve kalp damar hastalığından korunmada &ouml;nemli olduğunu bildiriyorlar. Bunu s&ouml;ylerken, yeterli uyku s&uuml;resi yanında, uyku yapısı veya mimarisinin &ouml;nemini de vurguluyorlar. Uyku mimarisinden kastettikleri, yeterli miktarda, gecede 5 ile 7 kere kısa dalga ve hızlı g&ouml;z hareket fazı REM s&uuml;re&ccedil;lerinden ge&ccedil;mek olarak tanımlanıyor. &Ouml;rneğin uyku apnesi denilen uykuda nefes durması olarak tanımlayabileceğimiz problem, bu mimariyi bozan bir hastalık. Kişinin rahatlaması gereken gece vaktinde, v&uuml;cudu s&uuml;rekli stres altında tutan ve kalp sağlığını ciddi tehdit eden, ve &ccedil;oğu insanın g&ouml;rmezden geldiği bir sorun.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="color:#333333">Bahsi ge&ccedil;en &ccedil;alışmada araştırmacılar, bu bilgilere ilaveten g&uuml;nl&uuml;k uyku ritm değişikliklerinin de, kısa ve kalitesiz uykudan bağımsız klasik kalp hastalığı riskleri gibi bir risk i&ccedil;erdiğini g&ouml;steriyorlar. Her gece aynı saatlerde yatağa girmek ve aynı miktar uyumak kalp sağlığı a&ccedil;ısından &ouml;nemli olduğunu s&ouml;yl&uuml;yorlar.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="color:#333333">Uykuyu &ccedil;oğumuz, pasif bir şey olarak g&ouml;r&uuml;yoruz. Uykuya dalmak terimi, aktif bir s&uuml;reci ifade etmiyor. Sağlığımız i&ccedil;in uykumuzu aktif olarak d&uuml;zenlemeliyiz. İyi uyku i&ccedil;in gayret sarf etmeliyiz. Uyku s&uuml;resi, uyuduğumuz ortamla alakalı olabilen uyku kalitesi ve bir de uyku saati ve s&uuml;resi d&uuml;zenliliğine dikkat etmeliyiz.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="color:#333333">&Ccedil;ok yeni yayınladığımız <a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/-283" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;"><b><i><u>bir haberde olduğu gibi</u></i></b></a>,&nbsp;eşlerimizi dinleyip daha g&uuml;zel, d&uuml;zenli ve uzun uyuyup, &ccedil;alışma saatlerimizi ayarlamalıyız!</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/duzenli-uyku-kalbe-faydali--284</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/989580e9aa76207e8bf7bd38bf2711d6_-_uyku_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Kolesterol Düşürmede Gen Tedavisi.]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/kolesterol-dusurmede-gen-tedavisi-321</link>
					<category><![CDATA[Güncel]]></category><category><![CDATA[Popüler Bilim / Araştırma/Haberler]]></category>
					<pubDate>Thu, 07 May 2026 14:08:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Maymunlarda yapılan bir çalışmada, verilen tek doz tedavi ile aylarca sürecek kolesterol düşürülmesinin başarıldığı görülmüş. CRISPR teknolojisi kullanılarak yapılan araştırma gen teknolojisinin kalp hastalıklarının tedavisinde başarıyla kullanılabileceğinin bir başka işareti.]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p>Maymunlarda yapılan bir &ccedil;alışmada, verilen tek doz tedavi ile <a href="https://www.nature.com/articles/s41586-021-03534-y" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;"><b><i><u>aylarca s&uuml;recek kolesterol d&uuml;ş&uuml;r&uuml;lmesinin başarıldığı g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş</u></i></b></a>&nbsp;.CRISPR teknolojisi&nbsp; kullanılarak yapılan araştırma gen teknolojisinin kalp hastalıklarının tedavisinde başarıyla kullanılabileceğinin bir başka işareti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yapılan deneyde verilen ila&ccedil; ile v&uuml;cuttaki k&ouml;t&uuml; kolesterol %60 ve hedeflenen karaciğerde PCSK-9 seviyesi %90 d&uuml;ş&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş. Kandaki bu seviyeler verilen tek dozdan sonra 8 ay aynı d&uuml;ş&uuml;k seviyede stabil kalmışlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yazarlar kandaki d&uuml;şmenin yanında, bu tarz CRISPR bazlı değişim ile karaciğerde, ve potansiyel olarak diğer organlarda genetik bazlı başarılı tedavilerin yapılabileceğine &ouml;rnek teşkil ettiklerini s&ouml;yl&uuml;yorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><b>Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</b></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Burada &ouml;nceden yazdığım gibi, ge&ccedil;en sene <a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/kalp-hastaliginda-basarili-genetik-tedavi-300" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;"><strong>Nobel &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml;n verildiği</strong></a> &nbsp;CRISPR teknolojisi, eski zamanlardan beri bakterilerin, vir&uuml;slere karşı geliştirdiği bir savunma mekanizmasını kullanan bir teknolojidir. RNA bazlı bu tedavide RNA yapısında değiştirilmek istenen dizilimin v&uuml;cuda verilen bir RNA kesici ve onarıcıyla değiştirilmesi prensibine dayanıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>PCSK-9 v&uuml;cutta kolesterol yıkıcı bir enzime karşı &ccedil;alışan bir par&ccedil;a. Kolesterol aşısı diye <a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/kolesterol-ilaclari-bunamaya-yol-aciyor-mu-84" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;"><strong>bilinen</strong></a>&nbsp; ila&ccedil;lar, (&lsquo;&rsquo;PCSK-9 inhibit&ouml;rleri&rsquo;&rsquo;) kolesterol d&uuml;ş&uuml;rmede ve kalp hastalığını &ouml;nlemede bir hayli başarılı ila&ccedil;lardır. Araştırmacılar bu enzime karşı ila&ccedil; geliştireceklerine onun yapısını değiştiren CRISPR tekniği ile daha kalıcı bir tedavi geliştirmişler. Bu sayede belki de d&uuml;nyada erişkinlerde en sık &ouml;l&uuml;m sebebi olan kalp damar hastalığının &ouml;nemli kaynaklarından biri kolesterol kan seviyesini neredeyse sıfırlamışlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Elbette, bu maymunlarda yapılan bir &ccedil;alışma, ancak insanlara da adapte edilebileceğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rsek kalp damar hastalığını bir tek doz ila&ccedil;la bile ortadan kaldırma potansiyeline sahip. &Ccedil;ok &ouml;nemli bir gelişme, umalım arkası insanlarda gelsin.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/kolesterol-dusurmede-gen-tedavisi-321</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/2468625798d1ac74fc4ba70ca30404fe_-_crispr_PCSK-9_1_1_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Kırmızı et ve şekerli yiyecek,içecekler kalp hastalığı riskini arttırıyor. ]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/kirmizi-et-ve-sekerli-yiyecekicecekler-kalp-hastaligi-riskini-arttiriyor--178</link>
					<category><![CDATA[Güncel]]></category><category><![CDATA[KALP HASTALIKLARI]]></category>
					<pubDate>Wed, 06 May 2026 13:41:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Kırmızı et,işlenmiş et, şekerli içecekler gibi yiyecek içecekler alındığında vücutta inflamasyon artıyor. Bu da, kişinin kalp hastalığı ve inme riskini arttırıyor]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p>Kırmızı et, işlenmiş et, şekerli i&ccedil;ecekler gibi yiyecek i&ccedil;ecekler alındığında v&uuml;cutta inflamasyon artıyor. Bu da, kişinin kalp hastalığı ve inme riskini arttırıyor. &Ccedil;ok yeni bir <u><strong><a href="https://www.jacc.org/doi/10.1016/j.jacc.2020.09.535">&ccedil;alışma</a>&nbsp;</strong></u>&nbsp;ABD&rsquo;de hi&ccedil;bir kalp ya da kanser hastalığı belirtisi olmayan yaklaşık 210.000 kişiyi inceledi. Her d&ouml;rt yılda bir anket sorularına verilen cevaplar &uuml;zerinden yapılan takiplerle kişiler 32 yıl izlendi. Anket sorularına cevaplara g&ouml;re her hasta i&ccedil;in ampirik &lsquo;&rsquo;inflamasyon skoru&rsquo;&rsquo; tayin edildi. Skor y&uuml;ksekliğinin, d&uuml;ş&uuml;k skorlu diet izleyenlere g&ouml;re kalp hastalığı riskini %46, inme riskini ise %28 arttırdığı bulundu.</p>

<p>Araştırmayı yapan ekip, yeşil yapraklı(ıspanak, lahana,..) ve sarı sebze(kabak, fasulye,&hellip;), t&uuml;m buğday, kahve, &ccedil;ay ve şarap alımını vurgularken,</p>

<p>Harvard Universitesi Halk Sağlığı B&ouml;l&uuml;m&uuml;&rsquo;nden baş yazar Dr. Jun Li, y&uuml;ksek inflamasyon potansiyeli olan (işlenmiş şeker, kızartılmış yiyecekler, işlenmiş et, sakatat ve kırmızı et, gibi&hellip;) besinlerin kalp hastalığı riskini arttırdığını bulduklarını <a href="https://www.acc.org/about-acc/press-releases/2020/11/02/19/00/avoiding-inflammatory-foods-can-lower-heart-disease-stroke-risk"><u><strong>s&ouml;yledi</strong></u>.</a>&nbsp;Bu &ccedil;alışmaya g&ouml;re yiyeceklerin olası inflamasyon potansiyeli y&uuml;ksekliği ile uzun vadede kalp hastalığı arasındaki ilişkiyi g&ouml;steren ilk &ccedil;alışmalardan biridir.</p>

<p><strong>Dr. Genco Y&uuml;cel ne diyor?</strong></p>

<p>Yakın zamanda yine bu sayfalarda bildirdiğimiz bir <a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/akdeniz-diyeti-ve-intermittan-aclik-en-saglikli-ideal-diyet-turu-olabilir-157"><u><strong>&ccedil;alışma</strong></u></a>&nbsp; kalp hastalığından korunmak i&ccedil;in Akdeniz Diyeti ve aralıklı oru&ccedil; y&ouml;nteminin bug&uuml;ne kadar ki bilgilerimizle en uygun yeme i&ccedil;me t&uuml;r&uuml; olduğunu belirtiyordu. Bu araştırma da, bu d&uuml;ş&uuml;nceyi destekliyor. Akdeniz diyetinin nadir kullanılmasını uygun g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; kırmızı ya da işlenmiş et gibi besinlerin uzun vadede sorun yaratabileceğini vurguluyor.</p>

<p>Beslenme araştırmaları, araştırmacı y&ouml;nlendirmeli g&ouml;zlemlerden ziyade kişilerin g&ouml;n&uuml;ll&uuml; bildirimleri, yani, buradaki gibi anketlere dayandığı i&ccedil;in yapılması ve g&uuml;venilmesi zor &ccedil;alışmalardır. Ayrıca sağlıklı insanlara etkisinin araştırılması i&ccedil;in bu araştırmada olduğu gibi uzun seneler devam ettirilmelidirler. Bu durum, araştırmaya başlayan ekibin zamanla değişebilmesini, imkan ve kaynaklarının zorlanabileceği sorununu yaratıyor.</p>

<p>Yine de &ouml;nemli bir kurumdan gelen bu g&uuml;zel araştırma sonu&ccedil;larını dikkate almalı ve kalp hastalığı ile inmeden korunmak istiyorsak, onların deyimiyle inflamasyon skoru y&uuml;ksek yiyeceklerden uzak durmalıyız.</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/kirmizi-et-ve-sekerli-yiyecekicecekler-kalp-hastaligi-riskini-arttiriyor--178</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/e926439b49f119d2060c4ae257a4b37d_-_burger-3047550_640_jpg.jpg" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Hayatımıza Sağlık Katmak İçin Hiçbir Zaman Geç Değil]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/hayatimiza-saglik-katmak-icin-hicbir-zaman-gec-degil-58</link>
					<category><![CDATA[KALP HASTALIKLARI]]></category>
					<pubDate>Mon, 04 May 2026 16:43:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Orta yaştan sonra sağlıklı yaşam alışkanlıklarını edinmenin inme riskini önemli ölçüde azalttığı görüldü. ]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p>Orta yaştan sonra sağlıklı yaşam alışkanlıklarını edinmenin inme riskini &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de azalttığı <a href="https://www.ahajournals.org/doi/10.1161/STROKEAHA.119.026761" target="_blank"><strong>g&ouml;r&uuml;ld&uuml;.</strong></a>&nbsp;Nurses&rsquo; Health Study (Hemşire sağlık &Ccedil;alışması ) ortalama 52 yaşında olan, yaklaşık 60.000 kadının yaklaşık 26 yıl takip edildiği değerli bir araştırmadır.<br />
&Ccedil;alışmaya dahil olduktan sonra hayat tarzını değiştiren; g&uuml;nl&uuml;k egzersize başlayan, kilo verip sigarayı kesen kadınlarda g&ouml;zlenen inme riski %-36 arası azalırken, &nbsp;sağlıklı diyet ( daha &ccedil;ok balık, yemiş, meyve, sebze ve daha az kırmızı et ve alkol) uygulamaya başlayan kadınlarda da toplam inme riski&nbsp;d&uuml;şt&uuml;.<br />
Harvard Halk sağlığı Okulundan Dr. Goodarz Danaei&rsquo;e <a href="https://newsroom.heart.org/news/womens-lifestyle-changes-even-in-middle-age-may-reduce-future-stroke-risk">g&ouml;re </a>&nbsp;50&rsquo;lerinde bile sağlıklı yaşamaya başlarsan bunun sağlığına, inme riskine faydası oluyor. Bu yaşlarda bazı kadınlar değişiklik yapmak i&ccedil;in ge&ccedil; kaldıklarını, ne yaparlarsa yapsınlar faydası olmayacağını d&uuml;ş&uuml;nebilirler. Bu &ccedil;alışmaya g&ouml;re bu sadece bir kuruntudur. Her yaşta sağlıklı yaşam alışkanlıklarının faydası oluyor. Bunun i&ccedil;in hi&ccedil;bir zaman ge&ccedil; değildir.</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/hayatimiza-saglik-katmak-icin-hicbir-zaman-gec-degil-58</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/f3b63b0b3dddf337c85e7e40792fb6ea_-_Screen_Shot_2020-05-23_at_22_21_06_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Akdeniz Diyetine Et İlavesi Sağlığınız için Uygun.]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/akdeniz-diyetine-et-ilavesi-sagliginiz-icin-uygun-305</link>
					<category><![CDATA[Güncel]]></category><category><![CDATA[KALP HASTALIKLARI]]></category>
					<pubDate>Sat, 02 May 2026 12:01:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Akdeniz diyetine kontrollü miktar yağsız et ilavesi kalp sağlığı için uygun olabilir.Yeni yayınlanan bir araştırma, yağlı yiyeceklerden fakir Akdeniz diyetine yağsız et ilave edilmesinin kalp riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.
]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz diyetine kontroll&uuml; miktar yağsız et ilavesi kalp sağlığı i&ccedil;in uygun olabilir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><a href="https://academic.oup.com/ajcn/advance-article/doi/10.1093/ajcn/nqaa375/6214419" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;"><b><i><u>Yeni yayınlanan bir araştırma</u></i></b>,</a> &nbsp;yağlı yiyeceklerden fakir Akdeniz diyetine yağsız et ilave edilmesinin kalp riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini g&ouml;steriyor.</p>

<p><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/balik-yemek-balik-yagi-kullanmak-faydali-olabiliyor-273" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">Akdeniz diyeti, </a>bildiğimiz gibi sebze, meyve, yemiş, balık ağırlıklı, yağ ihtiyacını zeytin yağı ile karşılayan bir beslenme t&uuml;r&uuml;. Buna yağsız et ilavesinin, Akdeniz diyetinin faydalarını ortadan kaldırıp kaldırmayacağına bakılmış. ABD&rsquo;de PennState &Uuml;niversitesi&rsquo;nde 59 kişi &uuml;zerinde yapılan araştırmada, faydalı bu diyete ilaveten bonfile, kıyma gibi yağsız et i&ccedil;eren besin kaynakları ilave edilmiş. Akdeniz diyetinde olduğu gibi kısıtlı, veya orta derecede veya &ccedil;ok et ilavesi ile diyet izleyen sağlıklı kişiler incelenmiş. Akdeniz diyeti ve Akdeniz benzeri orta etli, ve &ccedil;ok etli diyet grupları olarak isimlendirilen bu gruplar, klasik Amerikan diyeti ile karşılaştırılmış.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ger&ccedil;ek Akdeniz diyeti ve orta etli Akdeniz benzeri diyet daha iyi olmakla beraber, her &uuml;&ccedil; diyet tarzını izleyenlerin de, klasik Amerikan diyetine karşı kanda daha d&uuml;ş&uuml;k kolesterol miktarlarına ulaştıkları g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş. Buradan yola &ccedil;ıkarak Akdeniz ve Akdeniz benzeri diyetlerin kalp sağlığı i&ccedil;in benzer olduğu sonucuna varılmış.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Araştırmada ekstra yağsız, ve yağsız et, 100 gramda 5 ile 10 gram yağ i&ccedil;eren et olarak tanımlanmış. Kişilerde et Akdeniz diyetinde g&uuml;nde 14gram , orta etli Akdeniz benzerinde 71gram, &ccedil;ok etlide ise 156 gram olarak tanımlanmış. Bunu da yazarlar &ouml;rneklerken, Amerikan usul&uuml; bol kıymalı fasulye yemeğinde 28 gram, etli salata yemeğinde 56 gram ve klasik fajita yemeğinde 84gram, steak&rsquo;te ise 112 gram et bulunduğunu belirtmişler.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><b>Dr. Genco Y&uuml;cel ne diyor?</b></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu sayfada sıklıkla yazıldığı gibi sebze, meyve, yemişten zengin, yağ ihtiyacını zeytin yağı ile sağlayan ve proteini balık ağırlıklı veren Akdeniz diyeti kalp sağlığı a&ccedil;ısından tavsiye ettiğim bir <a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/akdeniz-diyeti-ve-intermittan-aclik-en-saglikli-ideal-diyet-turu-olabilir-157" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;"><strong>diyet t&uuml;r&uuml;d&uuml;r</strong></a>.&nbsp;&Uuml;lkemizde de, beslenme alışkanlıkları bunu sağlayabilmektedir. Et, ama &ouml;zellikle, yağsız etin bu diyete ilavesinin etin de i&ccedil;erdiği besinler nedeniyle faydayı devam ettirip ettirmeyeceği sorusu bu araştırmada pozitif y&ouml;nde cevaplanmış.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yağsız et dendiğinde buna tavuk, hindi gibi k&uuml;mes hayvanlarının etlerinin de girebileceğini unutmadan, bu araştırmanın bir et araştırma şirketi tarafından finanse edildiğini ilave etmeliyim. Yazarlar bu desteğin sadece finansal bazda olduğunu vurgulasalar da, araştırma sonu&ccedil;larına etkisi olabileceğini d&uuml;ş&uuml;nmeliyiz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu kaygıdan bağımsız yorumlarsak, Akdeniz diyeti ağırlıklı, ama i&ccedil;ine g&uuml;nde bir hamburger k&ouml;ftesi ya da, orta boy bonfile veya yağsız steak ilave edildiği beslenme alışkanlığı, kalp sağlığını korumak i&ccedil;in uygun olabilir. Akdeniz diyeti ağırlıklı besin alışkanlığımıza her g&uuml;n &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml; miktarda yağsız et katabiliriz.</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/akdeniz-diyetine-et-ilavesi-sagliginiz-icin-uygun-305</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/c9bd727df38c1d5c3b48bcb0e8638b76_-_et_ve_akdeniz_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Kalp Krizinde bir an evvel Stent Konumu Ölüm Riskini Azaltıyor.]]></title>
					<link>http://kalpsagliginiz.com/detail/kalp-krizinde-bir-an-evvel-stent-konumu-olum-riskini-azaltiyor-285</link>
					<category><![CDATA[Güncel]]></category><category><![CDATA[Popüler Bilim / Araştırma/Haberler]]></category>
					<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 15:31:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Kalp krizi geçirenlerde, kriz geçirirken acil anjio yapılıp, stent yerleştirilmesi hastalara uzun dönemde çok daha faydalı oluyor.]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Kalp krizi ge&ccedil;irenlerde, kriz ge&ccedil;irirken acil anjio yapılıp, stent yerleştirilmesi hastalara uzun d&ouml;nemde &ccedil;ok daha faydalı oluyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;ok yeni a&ccedil;ıklanan bir <a href="https://www.ajconline.org/action/consumeSharedSessionAction?JSESSIONID=aaa6r-oRyfe7K7w7muaIx&amp;MAID=k6xvaXjGMsq%2BaqWZoEnbtg%3D%3D&amp;SERVER=WZ6myaEXBLGIX%2BcCjhpT2A%3D%3D&amp;I2KBRCK=1&amp;ORIGIN=974236013&amp;RD=RD&amp;exp=KpdwvjOLJZx6xuC%252FFFcwQg%253D%253D&amp;rtc=0" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;"><b><i><u>&ccedil;alışmanın sonu&ccedil;larına g&ouml;re</u></i></b>,</a> kalp krizi anında yapılan kalp damarına stent takılması girişimi kişilerin 10 seneye varan ciddi problem yaşama şansını, &ouml;l&uuml;m riskini belirgin olarak azaltıyor.</p>

<p>Japonya&rsquo;da yapılan araştırmada, 2006 ile 2010 yılları arasında STEMI denilen kalp krizi ge&ccedil;iren ve kalp krizi sonrası ilk 24 saatte girişim yapılıp stent takılan, 459 hasta senelerce izlenmiş. &Ccedil;oğu erkek olan ve ortalama 66.8 yaşta olan hastalarda 10 senede hayatta kalma oranı %76 olarak bulunmuş. 65 yaştan yaşlı olan, kalp ritm bozukluğu atrial fibrilasyon ile hastaneye başvuran, kalbinde ciddi zayıflama ile taburcu olan, zayıf, v&uuml;cut alb&uuml;mini d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; ile beslenme eksikliği g&ouml;sterilen ve spesifik ila&ccedil; kullananlarda &ouml;l&uuml;m riski daha y&uuml;ksek g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><b><i>Dr. Genco Y&uuml;cel ne diyor?</i></b></p>

<p>Kalp krizinden &ouml;l&uuml;m riski, gereken m&uuml;dahale yapılmazsa %30&rsquo;lara &ccedil;ıkarken, hastanede en iyi girişimle bile %6 civarından daha aşağı inmemektedir. Kalp krizi ge&ccedil;irenlerin herhangi bir girişim ge&ccedil;irmeden, orta, uzun vadede de problem yaşama şansı y&uuml;ksektir.</p>

<p>Bug&uuml;ne kadar yapılan bir &ccedil;ok &ccedil;alışmadan, kalp krizi ge&ccedil;irilirken veya hemen sonrası yapılan, stent m&uuml;dahalesinin, kalp krizinden &ouml;l&uuml;m riskini ciddi azalttığını biliyoruz. Ancak, kalp krizi sonrası uzun d&ouml;nem &ouml;l&uuml;m riskleri ile ilgili verilerimiz eskilerden geliyordu. Rakamlar bir hayli y&uuml;ksekti. Bu &ccedil;alışma kalp krizinde, &ccedil;abuk stent girişiminin, kısa d&ouml;nemde olduğu kadar 10 seneye varan s&uuml;rede de, hayatta kalımı ciddi oranda arttırdığını g&ouml;steriyor.</p>

<p>Bu araştırmaya bakıp yorumlamadan evvel, siz&nbsp;&ouml;ncelikle <a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/kalp-krizi-66" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;"><strong>kalp krizi</strong>&nbsp;</a>&nbsp;ge&ccedil;irmemeye bakın. Sigara i&ccedil;meyin, kilonuza, egzersizinize, yediklerinize dikkat edin, iyi uyuyun. Tansiyon, kolesterol, şeker y&uuml;ksekliği gibi problemler varsa bunların tedavisi i&ccedil;in doktorunuza başvurun. Ama kalp krizi ge&ccedil;iriyorsanız, s&uuml;ratle acil m&uuml;dahale olabileceğiniz bir hastaneye başvurun. Size acil anjio ve stent konulması gerekiyor derlerse de kabul edin. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kalp krizi &ouml;ld&uuml;r&uuml;r, zamanında m&uuml;dahale kalp kası ve hayatta kalım i&ccedil;in &ccedil;ok &ouml;nemlidir.</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">http://kalpsagliginiz.com/detail/kalp-krizinde-bir-an-evvel-stent-konumu-olum-riskini-azaltiyor-285</guid>
					<media:content url="http://kalpsagliginiz.com/upload/33f145ea8e40d7b97a9136a5e794524e_-_man-1846050_640_jpg.jpg" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			</channel></rss>